COVİD-19 Döneminde Çocuklar İle İlişkilerimiz Nasıl Olmalı?

https://aybencumali.com/wp-content/uploads/2020/09/IMG-20200903-WA0002.jpg

 

Uzman Çocuk Psikologu Esin Özer Bakır ile Pazar röportajı gerçekleştirdim. İçinden geçtiğimiz Covid-19 döneminde ebeveynler çocukları ile ilişkilerini nasıl düzenlemeli, bu dönemde çocuklarda ne gibi psikolojik rahatsızlıklar baş gösterdiği, çocuklara nasıl kaliteli aktiviteler sunulmalı gibi birçok merak ettiğim soruyu sordum. Bugünkü blog yazımda…

AC: COVID-19 çocuklara nasıl anlatılmalı?

EÖB: Mart ayından beri gündemimizin büyük bölümünü oluşturduğundan 3 yaş ve üzeri çocuklar COVID hakkında az çok fikir sahibi oldular. Yine de kısaca belirtmek gerekirse, bizi hasta eden bir virüs ortaya çıktığını, vücudumuzu tanımadığı için bizi hasta ettiğini ve yeni bir virüs olduğu için bilim insanlarının tedavisini bulmak yani ilaç üretmek için çaba sarf ettiğini ve yakında bulacaklarına inandığımızı sade ve yalın bir dille anlatabiliriz. Yaşına uygun, kaygı verici olmayan açıklamalar çocuğu rahatlatır, zihnindeki karışıklığı düzenlemesine yardımcı olur. Soyut olan her daim daha korkutucudur çocuk için dolayısıyla süreci zihninde somutlaştırmak önemli.

AC: COVID-19 döneminde ebeveynler çocukları ile ilişkilerini nasıl düzenlemeli?

EÖB: Her şeyden önce ebeveynler kendi duygularını düzenleyebilmeli. Yalnızca bu dönem için değil, her daim ebeveynin duygusunu nasıl ve ne kadar yansıttığı önem teşkil eder. Örneğin okul fobisinde de biz annenin kaygısının ön planda olduğunu biliriz. İçinde bulunduğumuz süreçte de ebeveynin kendi duygu durumunu düzenlemesi gerekli. Ebeveyn kendi içerisinde sakinliğini sağlayamazsa çocuğuna da bu anlamda yardım edemez. Bu dönemin bir yeniliği evden çalışma, online eğitim gibi çok da yaygın olmayan kavramları gündemimize getirmesi oldu. Evde çok fazla vakit geçiren ebeveyn ve çocuk arasında çatışmalar doğal olarak arttı. Çatışmaları minimanize etmek adına, günü planlamak, rutin oluşturmak, evdeki düzeni sağlamak önem arz eder. Bunun dışında çocuğun duygularını anlamak, yorumlamak, onun da fark etmesi adına duygularını isimlendirmek, yansıtmak anne/baba çocuk ilişkisini daha az çatışmalı bir seviyeye taşır.

AC: Bu dönemde çocuklarda ne gibi psikolojik rahatsızlıklar ortaya çıktı?

EÖB: Kaygı seviyesinin artması dolayısıyla, tırnak yeme gibi tik bozuklukları, takıntılı ve tekrarlayan davranışlar (çoğunluğu hijyenin çok altının çizilmesinden dolayı el yıkamayla ilgili), korkular, aşırı hareketlilik, davranış bozuklukları bu dönemde arttığını gözlemlediğimiz durumlar. Bahsi geçen belirtiler 2 aydan daha uzun devam ediyorsa ebeveynler bir uzman desteğine başvurmalılar.

AC: 5 yaşından küçük çocukların maske kullanmalarına gerek yok dendi. Sizce kullanmalılar mı?

EÖB: Tabii işin tıbbi boyutuyla ilgili yorum yapmam mümkün değil ancak 5 yaşından küçük bir çocuğun maskeyi hijyenik bir şekilde kullanması güç. Çocukların elleriyle yüzlerine dokunma davranışları yetişkinlere göre daha kontrolsüz, dolayısıyla maskeyi sürekli elleme, aşağı indirip geri takma gibi davranışları yapabiliyorlar. Bu da maskenin kullanım amacını baltalayabiliyor.

AC: Çocuklara nasıl kaliteli aktiviteler sunulabilir?

EÖB: Serbest ve yapılandırılmış oyun saatleri, fiziksel egzersiz, kitap okuma, doğa/sahil yürüyüşleri, doğa aktiviteleri, nefes egzersizi sağlayan baloncuk üfleme, pipetle üfleyerek boyama yapma, balon şişirme gibi etkinlikler önerilebilir. Serbest oyun iyileştiricidir, çocuklar kendiliğinden başlattıkları oyun ile duygularını sağlıklı bir yolla ifade edip rahatlarlar, zor duygularla başa çıkmaları kolaylaşır. Her gün 30 dk. ebeveynle oynanan çocuğun yönettiği serbest oyun zamanı psikolojik yardım açısından oldukça faydalı olacaktır.

AC: Çocuklar yalnız kalınca bilgisayar oyunlarına daha çok yöneldiler. Bu durumu nasıl karşılıyorsunuz? Nasıl önüne geçilmeli?

EÖB: Öncelikle ebeveynler kendi ekran alışkanlıklarına dikkat etmeliler. Eğer ebeveyn ekran karşısında fazla vakit geçiriyorsa çocuğun da eğilimi bu yönde olacaktır. Bir diğer önemli nokta, erken yaşta ekranı oyalama/yemek yedirme vs. için kullanmamak. 3 yaş öncesi çocuğun hayatında ekran olmasını önermiyoruz. Hem otizm gibi gelişimsel bozuklukları tetikleyebiliyor hem de dikkat eksiliğine sebebiyet veriyor. Bunun yanı sıra kabul etmek gerekiyor ki, teknoloji artık hayatımızın büyük bir parçası, belirli bir yaş grubu için özellikle ergenlik döneminde online oyunlar, bilgisayar oyunları, çocuğun kabul görme ihtiyacını karşılar, sürekli seviye atlayarak başarılı hissetmesini sağlar ayrıca utanç duygusu olmadan sosyalleşmelerine imkan sağladığı için caziptir. Yani ergenlik döneminde birçok ihtiyacı karşıladığı için tamamen yasaklamak gelişimine ket vurabilir. Ekran ile ilişkide dikkat edilmesi gereken nokta, sınırlardır. Kontrollü bir şekilde kullanılması, günlük süreyi aşmamasına dikkat edilmesi gerekir. Ayrıca şunu da belirtmek gerekir, ebeveyn çocuk ilişkisinde doyum arttıkça, duygusal ihtiyaçlar karşılandıkça sanal dünyadaki arayış azalır.

AC: Çocuklar enerjilerini boşaltamıyorlar. Nasıl boşaltacaklar?

EÖB: Fiziksel aktivite, biriken enerjinin, yoğun duyguların ve gerilimin atılımı için iyi bir yoldur. Bunu sağlamak adına, ev içi egzersizler (çocuk yogası, basit fitness) hareketli oyunlar (saklambaç, yastık savaşı vb) düzenlenebilir. Doğa yürüyüşleri, sahil yürüyüşleri, doğada aktiviteler, kamp yapmak yine biriken enerjinin atılımı için fayda sağlayacaktır. Su, toprak, kum gibi materyaller çocuğun enerji atmasında büyük rol oynar.

AC: Çocuklar bu travmayı nasıl atlatacaklar?

EÖB: Her çocuğun travmatize olduğunu söylemek yanlış olur. Süreçten az ya da çok etkilenen çocuklar var. Tabii kayıpları olan ailelerdeki çocuklar için daha travmatik bir durum olduğu aşikar. Uzun süre devam eden belirli davranış değişiklikleri gözlemleniyorsa uzman desteği almakta fayda var.

AC: Okullar bir süre daha açılmayacak. Online eğitim devam edecek. Ebeveynler çocuklarının ödevleri ve dersleri konusunda nasıl bir yol izlemeliler?

EÖB: Online eğitim yeni normalin bir parçası, geçtiğimiz eğitim öğretim döneminde okullar ve öğretmenler pandemi dönemine hazırlıksız yakalandılar. Dolayısıyla çocukların da ayak uydurması zor oldu. Başlayacak olan eğitim öğretim yılı için yaz döneminde Bakanlık, okullar ve öğretmenler yeni normale hazırlık yapma şansı buldular. Tabii mutlaka aksaklıklar ve uyum problemleri yaşanacaktır ki bu beklediğimiz bir şey, çocuklar alışkın olmadıkları bir sistemle karşı karşıyalar. Akran ilişkisi yok, temas yok, bunlar bu dönemin zorlukları. Öğrenmenin de yüz yüze eğitime kıyasla daha güç olabileceği gerçeğini de kabullenmek durumundayız. Bu gerçekliği kabul edip döneme başlamak ebeveynleri rahatlatacaktır. Rutin oluşturmak, kuralların ve düzenin ev içerisinde hakim olması yine online eğitimin işleyişi için oldukça önemli. Ebeveynler bir tablo oluşturarak ve çocuğun görebileceği bir yere asarak gününü planlamasına yardımcı olabilirler. Alışma evresinden sonra birkaç ay içerisinde yeni düzene ayak uydurmak kolaylaşacaktır.

AC: Ebeveynler çocukları ile kaliteli vakit geçirmek için neler yapmalı?

EÖB: Aile bireyleriyle yapılan sanat faaliyetleri (boya, kil, atık materyallerle yapılan etkinlikler vb.), ailece evde sinema geceleri, kutu oyunu saatleri bu dönem anne babaların çocuklar için düzenleyebileceği nitelikli aktiviteler. Özellikle haftanın belirli bir gününe sabitlenen yani rutine oturtulmuş aktiviteler hem çocuğun bekleme/erteleme becerisini geliştirir hem de aile içerisinde yakınlığı arttırır. Örneğin her cuma evde sinema gecesi, o gece için özel filmin seçilmesi, sinema ortamındaki yiyeceklerin hazırlanması bir ritüel içerir. Sonrası film hakkında sohbet etme, fikir alışverişinde bulunma ifade becerisini destekler. Ailece kutu oyunu zamanları ise hem çocuğun görsel algısını, dikkat ve konsantrasyonunu, sıra bekleme becerisini desteklerken bir yandan da aile bağlarını kuvvetlendirir.

AC: Basketbol, futbol oynayan, müzik aleti çalan çocuklar bu dönemde bu aktivitelerini yapamıyorlar. Bunların yerine neler öneriyorsunuz?

EÖB: Tabii ki, örneğin basketbol gibi bir gruba ait hissetme, bireyselden çok grupla düşünme, grupla ortak hareket etme gibi önemli kazanımları olan bir sporun yerine tam manasıyla karşılık gelen bir aktivite koymak mümkün değil. Yine de site içerisinde ya da bahçe kültürü içerisinde büyüme şansı olan çocuklar bu süreçte açık havada akranlarıyla bir araya gelerek bu ihtiyaçlarını karşılama ve bu kazanımları elde etme fırsatına sahip oldular. Sosyal becerileri geliştiren sokak kültürü, bu süreçte çocukların ruhsal ve fizyolojik olarak sağlıklı kalmasına yardımcı oldu. Tamamen ev içerisinde kalan çocuklar için ev içi egzersizler ve en azından haftada belirli günlerde doğayla iç içe aktivitelerde bulunmasının sağlanması önem arz ediyor. Müzik aleti çalan çocuklar için online dersler ya da sosyal mesafenin korunduğu belirlenen hijyen tedbirlerine dikkat ederek bireysel derslerine devam etmesi sağlanabilir. Çünkü yeni normalin ne kadar devam edeceğini bilemiyoruz. Çok uzun ara vermek ilgiyi azaltabilir, bildiklerini unutan çocuk için devam sağlamak güçleşebilir.

 

 

 

 

 

 

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

© Ayben Cumalı 2020 - Tüm Hakları Saklıdır.