Asla Çocuğu Eleştirmemek ve Duygularını İncitmemek…

https://aybencumali.com/wp-content/uploads/2021/09/thumbnail-2-1.jpg

Retorya Dil, Konuşma ve Gelişim Merkezi’nin kurucusu Çağdaş Karsan ile Cumartesi röportajı gerçekleştirdim. Çocukların konuşma bozuklukları ile ilgili yaşadıkları sorunları blogum için anlattı.

AC: Sizi tanıyabilir miyiz?

ÇK: Şu anda kurucusu olduğum Retorya Dil, Konuşma ve Gelişim Merkezinde görev yapmaktayım. Aynı zamanda Medipol Üniversitesinde bu alanla ilgili doktora çalışmalarımı sürdürüyorum ve bir yandan da Biruni Üniversitesinde ders veriyorum.

AC: Retorya Merkezi’nde verdiğiniz hizmetlerden bahsedebilir misiniz?

ÇK: Her türlü dil, konuşma ve ses bozukluğuyla ilgilenmekteyiz. Retorya’da görev yapan uzmanların dil ve konuşma bozuklukları dalı içerisinde kendilerine göre uzmanlaştığı alanlar var. Bu alanlar içerisinde kekemelik, sesletim bozuklukları, dil gecikmesi, otizme bağlı olarak gelişen dil ve konuşma güçlükleri, ses bozuklukları, afazi, motor konuşma bozuklukları, dudak damak yarıklığına bağlı konuşma sorunları ve işitme kaybına bağlı dil ve konuşma sorunları sıralanabilir.

AC: En çok hangi konuda size başvuruda bulunuyorlar?

ÇK: Benim uzmanlaşmakta olduğum iki alan var bunlar, ses bozuklukları ve kekemelik. Kekemelik konusunda çok fazla sayıda başvuru olduğunu söyleyebilirim. Ben halihazırda doktora çalışmalarımı da kekemelik alanı üzerine sürdürmekteyim.

AC: Konuşma bozukluğunda erken teşhisin öneminden bahsedebilir misiniz?

ÇK: Erken teşhis her türlü bozuklukta olduğu gibi çok önemli. Dil gelişiminde kritik olan yaşlar var. Diyebiliriz ki 5 yaşına kadar insan beyni dile dair pek çok kapasitesini geliştirmiş oluyor, bu yaştan sonra dile dair plastisite yani beyin esnekliği kritik ölçüde azalıyor. Biz bu dönemi her bozukluk açısından verimli geçirmek istiyoruz.

AC: Aileler çocuklarındaki konuşma bozuklarını nasıl anlarlar?

ÇK: Büyük ölçüde yaşıtları olan diğer çocuklarla kıyaslayarak. Ancak dil gelişiminde çocuklar arasında ciddi bir değişkenlik söz konusu. Yani her çocuk aynı dil gelişim basamaklarını izlese de bu basamakları aynı yaş döneminde geçmiyor dolayısıyla paniğe kapılmamak gerek. Eğer ailelerin şüphelendiği bir durum söz konusuysa zaman kaybetmeden bir dil ve konuşma terapistinden değerlendirme almaları faydalı olacaktır.

AC: Çocukluk çağı kekemeliği nedir? Tanı ve tedavisi nasıl yapılır?

ÇK: Çocukluk çağı kekemeliği, diğer adıyla gelişimsel kekemelik, nedeni halen tam olarak bilinemeyen ama genetik faktörlerin ortaya çıkışında etkin olduğunun anlaşıldığı bir konuşma akıcılığı sorunu. Tanısı dil ve konuşma terapistleri tarafından yapılıyor. Tedavisinde uygulanan farklı terapi yöntemleri mevcut. Bunlar danışanın yaşına ve başka bazı faktörlere göre değişebiliyor. Örneğin 6 yaş öncesi bir çocukta dolaylı yöntemler dediğimiz ailenin terapistle birebir çalıştığı ve yalnızca çocuğun konuşmasının değil yaşantısıyla ilgili diğer faktörlerin de ele alındığı yöntemlere ağırlık verebiliyoruz. Bununla birlikte okul çağından itibaren terapistin çocukla birebir çalıştığı ve kekemelikle ilgili olumsuz duygu ve düşünceleri azaltmak, konuşma akıcılığını kolaylaştırmak ve kekemeliğin sosyal yaşantıyı minimumda etkileyeceği bir bağlam yaratmak gibi farklı durum ve beceriler üzerine odaklanabiliyoruz.

AC: Çocuklarda dil gecikmesi nedir? Dil gecikmesi hangi problemlerle birlikte görülebilir ve çözümüne yönelik ne yapılabilir?

ÇK: Dil gecikmesi çocuğun kendi yaşıtlarından dilsel beceriler bağlamında kabaca 6 ay ve daha fazla gecikmiş olması anlamına gelir. Kabaca diyorum çünkü daha önce de belirttiğim gibi süre bizim için çok da önemli değil asıl önemli olan çocuğun içinde bulunduğu dil gelişim basamağının yaşıyla uyumlu olması. Örneğin 2 yaşındaki bir çocuğun 2 kelimelik ifadeler kullanmasını ve %26-50 aralığında konuşma anlaşılırlığına sahip olmasını bekleriz. 3 yaşındaki bir çocuğunsa 3 kelimelik ifadeler kullanması ve %71-88 arası konuşma anlaşılırlığına sahip olması gerekir. Bu örnekten hareketle çocuğun 3 yaşına gelmiş olup halen bir önceki dil gelişim seviyesinde olması bizi endişelendirir. Bu durumda standardize testler yardımıyla çocuğun dil becerilerini ölçmek ve gerekiyorsa dil gelişimini hızlandırmak üzere terapi desteği sunmak gerekir. Dil gecikmesi, gelişimsel bozukluklar, kraniofasiyel sendromlar, dikkat eksikliği, nörolojik bozukluklar, doğum anomalileri, ihmal ve suiistimal durumlarına bağlı olarak ya da bunlarla birlikte görülebilir. Ana tedavi modalitesi konuşma terapisidir.

AC: Çift dilli çocukların dil gelişiminin normal seyretmesi için ne yapmak gerekir?

ÇK: Çift dilli ya da çok dilli çocukların dil gelişimi 3 yaş civarına kadar yaşıtlarından farklı şekilde seyredebilir, bu normaldir. Çocukların birden fazla dile maruz kalmasını kolaylaştırmak için her ebeveynin bir dil kullanması ve tutarlı olarak bu dili kullanması, belirli ortamlarda belirli dillerin kullanılması ve konuşulan dilin hızlı ve çok karmaşık biçimde değil yavaş ve çocuğun anlayışına uygun biçimde modellenmesi önem kazanır. Örneğin çocuğun yalnızca yuvadayken İngilizce’ ye maruz kalması ya da sadece babanın Fransızca konuşması gibi.

AC: Konuşma bozukluğu olan çocuklar ile iletişim sağlarken nelere dikkat edilmeli?

ÇK: Konuşma bozukluğunun türüne göre dikkat edilmesi gereken şeyler değişebilmekle birlikte ortak özelliklerden bahsedecek olursak; çocuğun anlaşıldığını ve onaylandığını ona sürekli biçimde hissettirmek, çocuğu konuşma biçimine göre yargılamamak ve ona acıyan gözlerle bakmamak, konuşmasını sabırla dinlemek ve eğer anlaşılmıyorsa sürekli anlaşılmadığına vurgu yapmak yerine anladıklarımız üzerinden konuşmayı sürdürmeye çalışmak, her zaman daha doğru ve zengin dil kullanımını modellemek ama asla çocuğu eleştirmemek ve duygularını incitmemek.

AC: Konuşma bozukluğu olan çocukların tedavilerinde sonuç alabilmek için ne kadar bir zaman gerekiyor?

ÇK: Bu da bozukluktan bozukluğa çok farklılık gösterebilmekte. Sesletim problemleri yani belirli konuşma seslerinin üretilmesiyle ilgili zorluklar genellikle 2-3 ay zarfında tamamen sonlanabiliyor. Bununla birlikte dil gecikmesi ve bozuklukları 6 ay ya da daha uzun süre terapi gerektirebiliyor. Çocukluk çağı kekemeliği 6-12 hafta zarfında yoğun terapi sürecinin sonlandığı bir durum. Gelişimsel bozukluklara bağlı olarak ortaya çıkan dil ve konuşma güçlüklerinin terapisi yıllar boyunca devam edebiliyor.

© Ayben Cumalı 2020 - Tüm Hakları Saklıdır.