Beni Seyreden Kimse Yokmuş Gibi Dans Ederim
Mayıs 16, 2020

Beni Seyreden Kimse Yokmuş Gibi Dans Ederim

https://aybencumali.com/wp-content/uploads/2020/05/tan-sagturk-siyah-beyaz-2.jpg

 

Fransız Devlet Balesi Ballet National De France Baş Dansçısı unvanı bulunan Tan Sağtürk’le Cumartesi röportajı gerçekleştirdim. Bale eğitimi, bu dönemi nasıl geçirdiği, ailelere tavsiyeleri gibi birçok sorumun cevabını röportajım için cevapladı.

AC: Bir röportajınızda “Dans etmenin hissettirdiği duygu gerçekten tarifsiz” demişsiniz bu ifadenizi tarif edebilir misiniz?
TS: İnsan mesleki yaşantısında çok farklı duygular yaşıyor. Okul sonrası profesyonel yaşama başlayınca yüklenilen görevin yerine getirilmesi duygusu, daha sonra sahneye hâkim olma hali, en sonunda da seyirciyle kurulan yakın temas. Ama bunların içinde en özeli sanki sizi seyreden kimse olmamışçasına dans etmek. Bütün bu duyguları yaşadığımı düşünüyorum.

AC: Modern dans ve bale ile tanışma hikayeniz nasıl başladı?
TS: Daha henüz ilkokulda okurken TRT’de bir çocuk eğlence programına sınıf olarak davet edilmiştik. Sevgili hocam Suna Şenel aileme yeteneğim olduğundan bahsetmiş. Konservatuvar yaşantım böyle başlamış oldu.

AC: Fransa’ya gidişinizin sebebi eğitim miydi?
TS: Eğitimi Ankara Devlet Konservatuvarı’nı bitirdim. Profesyonel yaşantıma Fransız Genç Balesi ile başladım. Ardından Fransız Devlet Balesi’ne angaje oldum. Yurtdışına çıkış sebebinin kendimi mesleki alanda tam da nerede olduğumu görme gayretiydi.

AC: Fransa’da çok az kişinin elde edeceği büyük başarılara imza attınız. Fransız Devlet Balesi Ballet National De France Baş Dansçısı unvanını kazandınız. Sizin farkınız neydi?
TS: Teknik kabiliyet konusunda yurtdışında çok üstün seviyede meslektaşlarımla bir arada oldum. Sanat işi yaptığımız göz önüne alındığında Anadolu topraklarında yaşayan insanların duygusal yoğunluğu diğer topraklarda yaşayan insanlarla mukayese edildiğinde daha üstün olduğunu düşünüyorum. Farklılığım varsa ortaya koyduğum güç bu duygusal geçişlerin ve yüksek duyguların sahne üzerine aktarımı ile oldu.

AC: Modern dans mı klasik bale mi sizi en çok cezbeden?
TS: Tüm dansların doğru tasarlanmış ve çalışılan toplulukla içiçe geçirilmiş hali her zaman bir dansçıyı etkiler. Her ne kadar gönlüm hep klasik baleden yana olsa da iyi koreograflarla çalışılmış modern eserlerin de yeri ayrı olmuştur.

AC: Sizin çocuklarınız dans ve bale ile ilgisi nasıl?
TS: Kızım bale kursuna gidiyor. Özellikle sahneye çıkış anında çok mutlu oluyor. Oğlum henüz ufak. Şu anda istemediğini söylüyor. Ama ilerisi için beraber bakacağız…

AC: Çocuklar mutlaka dansla tanışmalı mı? Ailelere ne önerirsiniz?
TS: Sosyal olarak çalıştırılan her eğitim doğru bir sistemde çocuk ile buluşuyorsa çocuğun gelişimi adına son derece önemli oluyor diye düşünüyorum. Hayatında bir düzenin kurulması, otokontrolün sağlanabilmesi, disiplini yerinde uygulayabilmek için sanat eğitimi çocuklar için çok değerli.

AC: Ülkemizde bale okulları açıyorsunuz. Ailelerin baleye bakış açısı nasıl?
TS: Türkiye’nin genelinde birçok sanat okulu açtık. Bu okullara gelen ailelerin bir kısmı çocuklarının sevgi dolu bir ortamda disipline alışabilmesi için düşüncesiyle okullara getiriyorlar. Bizim ile buluşan velilerimiz bu konunun çok daha teferruatlı olduğunu fark ediyorlar. Aslında çocuklarla beraber kendilerinde geliştirmiş oluyorlar.

AC: Türklere baleyi sevdirdiniz. Bu sürede erkek bir dansçı olarak zorluk yaşadınız mı?
TS: İzmir’de doğduğum için ve sonrasında da konservatuvar da yatılı bölümünde kapalı bir ortamda kaldığım için bunun zorluklarını çok fazla hissetmiş olmadım. Ailem de her zaman yanımdaydı.

AC: Evde tek başınıza kaldığınızda nasıl rahatlıyorsunuz? Müzik mi dinliyorsunuz, dans mı edersiniz?
TS: Benim çeşitli hobilerim var. Ahşap işi, bahçe işi gibi. Bu söylediklerinizin yanı sıra hobilerimle de uğraşıyorum.

AC: Bu dönemi nasıl geçiyorsunuz?
TS: Elbetteki herkes için kapalı bir ortamda kalmak zor bir konu. Umarım bu süreç çok uzun sürmez. Ve alıştığımız çalışma düzenine geri döneriz.

AC: Corona günleri sonrasındaki projeleriniz neler?
TS: Okullarımızda, devlet okullarında ya da ödeme zorluğu çeken çocukları eğitebileceğimiz bir ortam oluşturabiliriz. Onun dışında operada oluşturulacak yeni büyük eserlere çalışabiliriz.

AC: Nasıl bir eş, nasıl bir babasınız?
TS: Nasıl bir eş olduğumu eşime sormak lazım daha çok:) Çocuklarımla ilgili bir baba olmayı deniyorum. Herkes için huzurlu bir ortam yaratmaya özen gösteriyorum.

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *