Doğal Tuz Kaynağından Gelen Sağlık ve Lezzet…

https://aybencumali.com/wp-content/uploads/2021/03/Gorsel-1-4.png

Mayi Tuz markasının kurucusu Sibel Gözüyukarı Eyiler ile Pazar röportajı için blogumunda ağırlıyorum.

AC: Sizi tanıyabilir miyiz?

SG: 1992 Kırıkkale doğumluyum. Haliç Üniversitesi Mimarlık bölümünden mezun oldum, üniversite zamanında çalışma hayatıma başladım, iç mimarlık ofislerinde çalıştıktan sonra yüksek lisansımı da iç mimarlık üzerine tamamladım. Mezuniyetimin 2 yıl sonrasında Antalya’da kendi mimari ve iç mimari ofisimi açtım. Üretim yapma fikri daha cazip gelerek Mayi Tuz markasının kurucusu oldum.

 

AC: Mayi Tuz markanızın kuruluş hikayesinden bahsedebilir misiniz?

SG: Rafine tuzların değil de doğal tuzun tüketilmesi gerektiğinin doktorlar tarafından sürekli vurgulanmaya başladığı yıl, doğduğum topraklarda böyle bir tuzun olduğu kaynak suyu tuzlasını keşfetmemizle başladı hikayemiz. Araştırdıkça kaynak tuzlarının nadir bulunup dünyanın en kaliteli tuzlarının kaynak sularından elde edilen tuzlar olduğunu öğrendik. Kırıkkale’nin Delice ilçesinde bulunan bu tuzla da tamamen doğal üretim yapmaya başladık, orada istihdam eden kadınlarımızla tuzu kuruttuk temizledik ve paketledik. Tamamen doğal olmamız ve lezzetimiz çok sevildi, şu an bir çok marketin raflarında olmakla beraber 7 ülkeye ihraç ediyoruz.

AC: Markanızın çatısı altında hangi ürünler bulunuyor?

SG: Direkt üretici olduğumuz için sadece kaynak tuzumuz var, bunlarda kullanım şekillerine göre öğütülmüş, sofrada öğütme ya da daha gurme lezzetlerde kullanılan yaprak tuz olarak ayrılıyor.

Bir de çok yeni girişimimiz olan, Dünya’da bir çok şef tarafından sevilen sıvı tuzu bizde ürün gamımıza dahil ettik, şimdi çok yeni deneyim olan bu pratik lezzeti ülkemizdeki tüketicilerimize sunmaya çalışıyoruz. Sade ve tamamen organik olan limonlu olarak iki çeşidimiz bulunmaktadır.

AC: Ürünlerinizi özelliklerinden bahsedebilir misiniz?

SG: Yüzde 100 Doğal, katkısız mineralden zengin lezzetli. Bir çok müşterimiz tuzun tadı varmış Mayi tuz da anladık bunu diyor, çünkü alışkanlık kazandığımız tuzlarda temizlenirken beyazlatıcı kullanılıyor, kurutulurken yüksek ısılı fırınlarda kurutularak mineralli yapısını kaybediyor en son olarak da topaklanma olmaması için topaklanma önleyici konuluyor. Böylelikle tuz aslında gerçek tadını kaybediyor. Katkı maddelerinin insan sağlığına ne kadar zarar verdiğini biliyoruz bu yüzden Mayi Tuz tüketicilerine tamamıyla doğal olan tuz üretiminin lezzet deneyimini sağlıyor.

AC: Önümüzdeki dönemde markanıza yeni ürünler eklemeyi düşünüyor musunuz?

SG: Evet, birbirinden lezzetli farklı kullanım alanları olan aromalı tuzlar çıkarmayı düşünüyorum. Şuan şeflerimizle beraber Ar-GE aşamasındayız.

AC: Tüketiciler sizin ürünlerinizi nelerden alabilirler?

SG: Tüm Macrocenter, CarrefourSA, Rossmann. Bir çok gurme market ve yerel zincir mağazaları, online olarakta; trendyol.com, mayituz.com, istegelsin, hepsimarket, amazon ve bir çok online marketlerde bulabilirler. Çok yakında Metro marketlerin raflarında da olacağız.

 

AC: Hedefleri ve projelerinizden bahsedebilir misiniz?

SG: Her geçen gün üretim kapasitemizi büyütüyoruz. Biz büyüttükçe daha çok kişinin sofrasına girebiliyoruz. Günlük 5 ton tuz üretimiyle başlayıp kısa sürede 10 tona ulaştık. Tuzlamızın kapasitesi günlük 60 ton, bu kapasiteye önümüzdeki 3 sene içinde ulaşmayı planlıyoruz. Mayi Tuz lezzetinin yanı sıra sağlıklı olmasıyla da bilinen bir tuz markası, mineralli yapısından dolayı bir çok tüketicimize şifa oldu, tuzlamızın bir kısmına kaplıca yapıp Dünya’ya açmayı planlıyoruz.

Yakın zaman hedeflerimiz ise, marketlerine girdiğimiz ülkelerde bilinirliğimizi arttırıp Dünya markası olmuş zincir marketlerinin raflarında yerimizi almak istiyoruz.

Dünya’da kendini kanıtlamış bir çok tuz markası var, hepsinin numuneleriyle Mayi Tuz’un kıyaslaması üniversiteler tarafından yapıldı ve kalite olarak ilk 3’te yerimizi aldık, bunun tüm Dünya tarafından bilinmesi için çalışıyoruz.

AC: Sizce markalar sürdürülebilirliğini sağlayabilmek için neler yapmalılar?

SG: Mayi tuz kurulalı 3 sene oldu. Bu kısa süre zarfı içinde bizim için en önemli olan müşteri memnuniyetiyle, tüm müşterilerimizle aramızda bağımız var, hepsinin fikirlerine, ihtiyaçlarına kulak veriyoruz, onlarla bu kadar şeffaf ilişki kurmamızın; bizi her zaman ileriye götürdüğünü düşünüyorum.

AC: Marka kurmak isteyen gençlere tavsiyeleriniz neler?

SG: Biz sektördeki bir açığı bulup ilerlemiştik. En önemli soru bence ihtiyaç var mı? Kurduğum bu marka hangi ihtiyacı sağlayacak ve insanlar beni neden tercih etmeli? Bu sorularının cevabı varsa eğer; gerekli piyasa araştırmalarından sonra agresif büyümeyle değil de daha küçük hedeflerle ilerleyip, büyütmelerini tavsiye ediyorum. Bir de naçizane benim bu serüvende öğrendiğim şey; hiçbir zaman mükemmeli beklemeden adım atmak. Yolda, akışında kendiliğinden senin için en iyisi oluyor zaten.

 

AC: Online alışverişin ilerleyen dönemde nasıl olacağını düşünüyorsunuz?

SG: Daha da artacağını düşünüyorum, tüketiciler bir alışkanlık kazandı çünkü. Pandemiyle beraber raf satışlarındansa online satışlarımız çok arttı. 25-35 online alışveriş yaş aralığımız 25-55’e kadar çıktı. Online alışverişte ciddi bir zaman tasarrufu var.  Bu gelişimle beraber dijitalde güçlenmeyen firmalarında geri kalacağını düşünüyorum.

 

© Ayben Cumalı 2020 - Tüm Hakları Saklıdır.