El Yapımı Olduğu Anlaşılsın, Ama Çok Kaliteli ve Özel Olsun…

https://aybencumali.com/wp-content/uploads/2021/10/IMG-20211002-WA0001-002.jpg

Sunsetmagic Studio markasının kurucusu Ayşe Tumlu ile Cumartesi röportajı gerçekleştirdim. Markasının hikayesini blogum için anlattı.

AC: Sizi tanıyabilir miyiz?

AT: 27 yaşında bir girişimciyim. İstanbul’da yaşıyorum. Hayalperest, neşeli, doğaya ve hayvanlara aşık, üretmeyi ve süslenmeyi çok seven bir kadınım 🙂 Ortaokul yıllarımdan beri olan tasarımcılık düşümü, İstanbul Teknik Üniversitesi ve S.U.N.Y. Fashion Institute of Technology üniversitelerinde Tekstil teknolojileri ve Tasarımı okuyarak gerçekleştirdim. 2016 yılında mezun olduktan sonra bir süre Manhattan’da ve New Jersey’de çalıştım. Bu süreçte satışı ve bir tasarımın hayata geliş sürecini tecrübe ettim. Türkiye’ye döndüğümde keten ve şilebezi gibi tamamen doğal kumaşlarla üretilen, kadınları belli bir beden algısına sokmayan bir giyim markası kurdum. Özel dikim şeklinde çalışıyordum. Pandeminin başına kadar bu işimi yürüttüm.

 

AC: Sunsetmagic Studio markasının kuruluş hikayesinden bahsedebilir misiniz?

AT: Pandemi öncesine kadar yürüttüğüm giyim markasında çok güzel işlerim oldu. Fakat çok fazla dışarıya bağlıydım, ve karantina süreçlerinde bu işimi çok zorladı. Butiğimi açamadım, atölye ile çalışamadım. Tasarım becerilerim köreliyor gibi hissediyordum. Ayrıca, sırf işim yürüsün diye toptancı x,y,z markalarından giyim ürünleri al-sat yapmak da aldığım eğitime ve iş mantığıma çok tersti. Ben daha özgürce tasarım yapabildiğim, dışarı bağlı kalmadığım, her aşamasında kalbimi ve yaratıcılığımı katabilecek bir iş istiyordum, boyalarla oynayabileceğim bir işe evrilmek istiyordum. Evde kapandığımız süreçlerde yaratıcılığımı besleyebileceğim, keyifli vakit geçirebildiğim bir uğraş ararken ”polimer kil” adlı materyali keşfettim. Elime ilk aldığım andan itibaren ”Sanırım buldum!” heyecanı sardı içimi. Hergün üstünde çalıştım. Yüzlerce parça ürettim, birçoğunda hatalar yaptım. Ama her geçen gün yeni teknikler üretmeye, tarzımı keşfetmeye ve kendimi geliştirmeye devam ettim ve ediyorum 🙂 ) İçime sinen, kalitesinden emin olduğum ilk ürünleri çıkartınca, artık tekstilden takıya dönmek istediğimi resmen anladım. Tekstil işimi yavaşça takıya kaydırarak, Güneşe ve günbatımındaki altın saat dediğimiz o sihirli anı bana hissettiren bu ürünler ile, Haziran 2021’de ”Sunset Magic Studio” markam doğmuş oldu.

AC: Markanınız çatısı altında hangi ürünleri müşteriler ile buluşturuyorsunuz?

AT: Sunset Magic Studio’da takı ve aksesuar ürünleri bulunmakta. Küpeler, kolyeler, bileklikler, saç aksesuarları, broşlar gibi sık sık genişlemekte olan bir ürün yelpazesi var. En kilit ürünlerim küpeler diyebilirim. Hedefim yakın gelecekte ürün gamını genişletmek.

AC: Ürünlerinizin özelliklerinden bahsedebilir misiniz?

AT: Ürünlerimin ana materyali polimer kil. Polimer kil, belli bir derecede ısıya maruz kaldığı zaman, yumuşak formundan sert ve taş gibi bir forma dönüşüyor. Bu özelliği sayesinde su geçirmeyen, oldukça dayanıklı ama bir yandan da tüy kadar hafif takılar oluyorlar. Polimer kil benim adeta tuvalim. Klasik polimer kil üretim tekniklerinin dışına çıkarak onu kullanmayı çok seviyorum. Birçok farklı boya, desenler, dokular, özel vernikleme yöntemlerinin, takılarımı diğer polimer kil takılardan farklılaştırdığına inanıyorum. Tek bir ürünün ortaya çıkması için uzun süren bir üretim aşaması var. Tüm aşamaları elde hazırlanıyor, ve sınırlı üretiliyor. Her birinin birer hikayesi var, birer ilhamı var. Bunun yanında, altın kaplama ve çelik takı parçaları kullanarak, kararmaya dayanıklı ve uzun ömürlü ürünler ortaya çıkartıyorum. Seramik ve porselen boncuklar da tasarımlarıma eşlik etmekte. Sunset Magic Studio’dan ürün alan birisi, tüm aşaması elde üretilen, niş ve eşsiz bir ürün aldığını bilmeli.

AC: Kış koleksiyonunuz için ne tarz aksesuarlar hazırlıyorsunuz?

AT: Kış koleksiyonu için oldukça heyecanlıyım. Şu ana kadar kullanmadığım birçok boyama tekniği ile, güzel bir koleksiyon geliyor. ”Kış Bahçesi” adını verdiğim bir koleksiyon şu anda üretim aşamasında. Bolca pastel tonlar, sıcak renkler, floral formların hâkim olduğu bir takı seçkisi hazırlıyorum. Takan kişiyi nadide bir çiçek gibi hissettirecek parçalar olacak. Ayrıca seramik, porselen ve gold detayları da bu koleksiyonda çokça göreceğiz. Soyut formlar yine baskın olacak.

 

AC: Kış sezonunda aksesuarda neler ön planda olacak?

AT: Bu sezon ”Ben buradayım” diyen kolyeler ön planda olucak. Ayrıca her ortamda takılabilecek, en sade kombinleri bile şık ve dikkat çekici hale getirebilecek küpe modelleri olacak. Kışın genelde takı takma alışkanlığı çok olmayan kadınların bile, kıyafetleriyle rahatça kullanabileceği formlar üreteceğim. Renklerin ve formların hem kışa uygun, ama bir yandan da özgün olması, tasarımlarımda en önem verdiğim nokta.

AC: Koleksiyonlarınızı hazırlarken nelere dikkat ediyorsunuz?

AT: Tasarlamayı ve üretmeyi çok sevdiğimden, bazen heyecanıma yenik düştüğüm anlar olabiliyor 🙂 ”Şu da olsun, bu da olsun, ah, bunu da yapmalıyım!” karmaşasında boğulmamak için, ürünler üretilmeden önce uzun bir planlama aşamam bulunuyor. Öncelikle bana ilham veren görselleri topluyorum, ardından renkleri belirleyip, bir ”Moodboard” hazırlıyorum. Moodboard’um bana özet olarak renk ailemi, kullanmak istediğim tarzı, ürünlerin hikayesini tek sayfada görmemi sağlayacak şekilde oluyor. Ardından tasarım süreci başlıyor. Bolca çiziyorum, çizimlerimin gerçek hallerini hayal ediyorum, sanki o takıyı takıyormuşum gibi. Elemelerimi, ayarlamalarımı yapıyorum ve işin en uzun süren ama en keyifli olan üretim kısmına başlıyorum. Bu öyle keyifli bir yolculuk ki, bazen üretim anında aklıma şahane fikirler geliyor ve ortaya umduğumdan güzel işler çıkıyor. Tasarımım o an ne olursa olsun, en değer verdiğim şey: ”El yapımı olduğu anlaşılsın, ama çok kaliteli ve özel olsun”. İşte bu yüzden en kaliteli malzemeleri kullanmaya, kalite kontrol yapmaya ve kullandığım takı aparatlarının kalitesine çok önem veriyorum. Normalde 1 saat sürebilecek bir vernikleme aşamasını bile uzun uzun yapıyorum, çünkü ortaya çıkan ürünün A kalite olması ilk hedefim.

AC: Kadınlar aksesuar alırken nelere önem veriyor?

AT: Kadınlar olarak çok özel ve farklıyız. Hepimizin içinde keşfedilmeyi bekleyen bir tarz var. Bence kadınlar olarak, ”bu tarzı” arıyoruz. Farklı ve özel hissetmek istiyoruz. O tarzı bulduğumuz an, onunla bütünleşiyoruz ve bizim imzamız haline geliyor. Kendimden örnek vermem gerekirse, eğer o gün kombinim beni iyi hissettiriyorsa, aksesuarlarım benimle ahenk içindeyse kendimi ”Ayşe” olarak hissediyorum, ben hissediyorum. Ama form ve renk olarak bana hitap etmediğine inandığım şeyleri o gün üzerimde taşıyorsam, kendimi eksik hissediyorum. Tarzımızı oturtmak, bu tarzı tamamlayacak kaliteli ve iyi hissettirecek parçaları bulmak çok önemli diye düşünmekteyim.

AC: Sizin ürünlerinizi almak isteyenler nelerden ulaşabilirler?

AT: Atölye/Showroom’um Kozyatağı Mah. Şakacı Sokak No:52D’de. Ürünlerime mağazamdan, Instagram adresimden, Shopier hesabımdan ulaşabilirsiniz. Bunu yanında Sırr Store Bebek, Hipicon, Ayben Cumalı Shop, Design Market, Marsel Selimiye, Alazata Concept Store ‘da ürünlerim bulunmakta. Ayrıca çok yakında birçok farklı noktada ürünlerim satışta olacaktır. Yurtdışı satışım için ETSY hesabımdan ulaşabilirsiniz. Yurtdışına hızlı kargo yapmaktayım.

AC: Markanızın farklılaşması için nelere dikkate ediyorsunuz?

AT: Artık takı alanında birçok marka görmekteyiz. Başarılı markaların hepsinin belli bir tarzı ve müşteri kitlesi var. Ben de takılarımın ”farklı” ve ”özgün” olmasını en ön planda tutuyorum. Özellikle, diğer polimer kil takılardan farklı olmalarını sağlamak için birçok farklı teknik ve kaliteli malzemeler kullanıyorum. Bir hobi ürünü değil, bir sanat eserini takıya dönüştürmeyi amaçlıyorum. Tasarım bilgimi; polimer kili boş bir tuval gibi kullanarak aktarmaya çalışıyorum. Büyük takılardan hoşlanan, ama ağır olmasından şikayetçi olan, veya biraz su ile temas ettiğinde yapısı bozulan takılardan sıkılanlar için markamdaki ürünler çok uygun. Hem hafifler, hem de kimyasala, tere maruz bırakılmadıkça oldukça uzun ömürlüler. Ayrıca, tüm ürünlerimin ilhamı, hikayesi, konsepti var. Bu hikayeler farklı olsalar da, özünde markanın tarzını hep aynı tutmaya çalışıyorum. Birisi benim herhangi bir ürünümü etiketsiz bile görse, ”Bu Sunset Magic Studio” demesini sağlamaya çalışıyorum.  Ürünlerime farklı formlar, teknikler ve yeni parçalar ekleyerek büyümeye ve gelişmeye devam etmek istiyorum. Bu yolculukta yanımda olan herkese teşekkür ederim.

 

 

 

© Ayben Cumalı 2020 - Tüm Hakları Saklıdır.