Estetiği, Farklılığı ve Yaratıcılığı Ortaya Koyan Bir Sanatçı Eda Gecikmez

https://aybencumali.com/wp-content/uploads/2020/08/Eda-Gecikmez-Fotoğraf.jpg

 

Ressam Eda Gecikmez ile Cumartesi röportajı gerçekleştirdim. Sanat ile tanışma hikayesini, resimlerini hazırlarken ilham kaynaklarını, yeni projelerini ve hedeflerini, sanat ile uğraşmak isteyen gençlere tavsiyelerini sordum. Eda ile gerçekleştirdiğim röportajım bugün bloğumda…

 

AC: Sanat ile tanışma hikayenizden bahsedebilir misiniz?

EG: Çocukluğumdan beri sanata ilgim ve yeteneğim hep bariz olmuşsa da sanat disipliniyle beni ilk buluşturan Köy Hizmetleri Anadolu Lisesi resim hocam Günay Umur’dan söz edebilirim. Onun sayesinde sanat tarihini okumaya ve klasikleri çalışmaya başladım. Beni ilk AKM’ye götüren, sergiler gezdirip sanatçılarla tanıştıran ve okul içinde ve dışında bir çok sergi yapma deneyimi kazandıran hep o olmuştur. Bütün bunların etkisiyle yine aynı dönemde resim okumaya karar vermiş, okulun her türlü caydırma çalışmalarına karşı beni hep desteklemiştir. Sonrasında akademiye hazırlık kursunu Maltepe’de ressam Yüksel Diyaroğlu atölyesinde alarak bugüne uzanan süreç başlamış oldu.

AC: Resimlerinizi hazırlarken ilham kaynaklarınız var mı?

EG: İlham kaynağını tetikleyiciler olarak algılıyorum; bu anlamda beni son zamanlarda tetikleyen okuduğum kitaplar, bu kitapların günlük hayatta yansımalarını keşfetmek, onları tartışmak, çözümlemek, birbiriyle ilişkilendirmek. Bunu öyle çok yüce bir şeymiş gibi düşünmemek lazım; bazen yolda yürürken karşılaştığım bir inşaat konstrüksiyonu, çöp kutusundaki bir yığın, birinin kolundaki dövme, duvara yansıyan bir gölgenin yanı sıra arkadaşımdan duyduğum bir söz, okuduğum bir haber gibi her türlü şey bir anda o bağı kurabiliyor.

AC: Bir resim yapmaya nasıl karar verirsiniz?

EG: Yukarıda bahsettiğim bağ kurulduktan sonra kendi pratiğimde tezahürünü arıyorum. Bu bir çizim, bir kolaj ya da bilgisayarda fotoğraflarla oynamalar olabiliyor. Orada oluşan şey o haliyle bana yeterli gelmiyorsa, daha fazla içine girmek, onunla vakit geçirmek ve gözümü doyurmak istiyorsam resmini yapmaya karar veriyorum. Bazen de ilk karşılaşmada bunun resmini yapmalıyım diye düşünüyor hiç oyalanmadan doğrudan resmini yapıyorum.

 

AC: Çalışmalarınızı hazırlarken sizi motive eden durumlar ve olaylar var mı?

EG: Sanırım beni en çok motive eden şey mekânın kendisi, yani kapanıp çalıştığım atölyem.

AC: İlerleyen dönemde yeni projeniz ve hedefleriniz var mı?

EG: Korona ile birlikte iyiden iyiye krizler çağında olduğumuz belirginleşti ve sivil örgütlenmelerin önemi daha da anlaşıldı. Maddi manevi her türlü birbirimiz ile dayanışmaya ihtiyacımız var. Bu anlamda sanat dünyası ne gibi iş birlikleri kurabilir ve sivil örgütlenmelere ne şekilde katkıda bulunabilir, bu konuya daha da yoğunlaşmayı düşünüyorum. Şu an Beyrut’ta gerçekleşen felaket sonrası orada yaşayan sanatçı, kültür sanat kurumları ve emekçileri için bir kampanya yürütüyoruz. Bu felaket aynı zamanda olası bir İstanbul depremi sonrasında neler yaşanabileceğini de göstermiş oldu. Buradan hareketle sanat alanında çalışanlar olarak nasıl bir örgütlenme oluşturulabiliri araştıran bir çalışma grubu içindeyim. Bunun dışında bir sanatçı kitabı üzerine çalışıyorum ve aynı zamanda Hacettepe Üniversitesi’nde Resim Bölümü Sanatta Yeterlik Programı’na devam ediyorum.

 

 

AC: Karantina dönemine özgü resimler hazırladınız mı?

EG: Karantinadan hemen önce Ankara Galeri Nev tarafından Gezegen Sokak’taki eski galeri mekanını atölye olarak kullanmak üzere davet edilmiştim. Başlangıçta hem farklı bir şehirde hem de geniş bir mekanda çalışmanın işlerime nasıl bir etki edeceğini düşünürken karantina sonrası kapanmışlığın getirdiği durma ve farklı duygulanımlar sonrası bir dizi kolaj yapmaya başladım. Şimdi bu çalışmaları açık stüdyo şeklinde sergilemeyi planlıyoruz.

 

AC: Sanat ile uğraşmak isteyen gençlere tavsiyeleriniz var mı?

EG: Sanırım pek bir tavsiyem yok, samimice sanat ile uğraşmak isteyen her türlü o yolda kendini buluyor ama kendi deneyimimden yola çıkarak beden ve çevre farkındalığı, dostluk kurma, dayanışma (özellikle kadın dayanışması) ve merakın öneminden bahsedebilirim.

 

AC: Yeni sergi hazırlığınız var mı?

EG: 17 Eylül’den itibaren Ankara Galeri Nev’in Gezegen Sokak’taki eski yerinde Kırıldıkça Açılır / Broken Open başlığıyla bir açık stüdyo sergisi düzenleyeceğiz.

 

 

 

 

 

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

© Ayben Cumalı 2020 - Tüm Hakları Saklıdır.