Gezdiği Ülkelerde Duyduğu Heyecanı Tasarımlarına Yansıtıyor…
Temmuz 10, 2021

Gezdiği Ülkelerde Duyduğu Heyecanı Tasarımlarına Yansıtıyor…

https://aybencumali.com/wp-content/uploads/2021/07/IMG-20210709-WA0006.jpg

Gezdiği Ülkelerde Duyduğu Heyecanı

Tasarımlarına Yansıtıyor…

Deniz kıyafetleri, kimonolar, yastık yüzleri, tablet kılıfları, çantalar, tütün keseleri gibi ürünleri tasarlayan İroshima markasının yaratıcısı İrem Gültan ile Cumartesi röportajı gerçekleştirdim. İrem Hanım markasının hikayesini blogum için anlattı.

AC: Sizi tanıyabilir miyiz?

İG: Aslen Karadenizliyim. Ama Ankara’da büyümüş bir ailenin çocuğuyum. Bağlarımın olduğu yörenin birçok özelliğini taşısam da, köklerimden yani ayaklarımın bastığı topraklardan aldığım güç ve enerjiyle bir yandan da dünya üzerindeki birçok kültürden, doğadan, hikayeden etkileniyorum. Bu hikayeleri de harmanlayabildiğim kadarıyla, estetik bakış açımı da katarak tasarımlarıma yansıtıyorum. Benim için asıl konu hikaye anlatımı; bunun birçok farklı yolu, sanat dalı var. Beni bulan yol da giysiler, aksesuarlar, el işleri. Yani 3 boyutlu ve gündelik hayatta kullanılan eşyalar.

AC: İroshima markanızın hikayesini anlatabilir misiniz?

İG: Aynı zamanda marka ismim olan Iroshima her ne kadar Japonya’daki ‘Hiroshima felaketini’ anımsatsa da, aslında her iki kelime birbirinden farklı anlamlar içeriyor. Benimki Japonca’da ‘Çok Renkli Ada’ anlamına gelirken, Hiroshima ‘Çeşitli Ada’ demek.

Buradan Japon kültürüne duyduğum hayranlığı da anlayabilirsiniz tabii…Aslına bakarsanız genel olarak Uzakdoğu ve dünya üzerindeki birçok etnik kültürden ilham alıyorum. Otantik desenler, nakışlar, renkler, kumaşlar beni büyülüyor. Gezdiğim ve görmek istediğim ülkelerdeki pazar yerlerinin içinde kaybolmak çok hoşuma gidiyor. Oradaki insanlarla kaynaşmak, kumaşların, eşyaların hikayesini öğrenmekten heyecan duyuyorum. Bu heyecanı aktardığım tasarımlar da ilgisini çeken, onları seven insanlarla buluştuğunda ve zevkle kullanıldığında mest oluyorum diyebilirim. Bence değer görmenin karşılığı bu…

 

 AC: Markanızın çatısı altında hangi ürünleri tüketici ile buluşturuyorsunuz?

İG: İngilizce’de ‘Beachwear’ denilen, deniz kenarında tüm gün giyilebilecek kıyafetler tasarlıyorum. Bunların içinde; bu sezon koleksiyona kattığım pançolar, daha önceki yıllarda yaptığım elbiseler, kimonolar, kaftanlar var. Ayrıca kendi ellerimle dikmekten ve işlemekten büyük keyif duyduğum yastık yüzleri, tablet kılıfları, çantalar, tütün keseleri de yapıyorum.

AC: Markanıza yeni ürünler eklemeyi düşünüyor musunuz?

İG: Belki yeni ve farklı ürünler de eklerim, tasarım yapmanın ve yeni bir şeyler yaratmanın sonu yok. Haz duyduğum sürece, etkilendiğim her hikayeyi bir şekilde somut bir objeye dönüştürmem, aktarmam gerekiyor. Bu insanı hem çok besleyen ve hem de vücut bulduğunda anlam kazanan bir süreç…

 

 AC: En çok hangi ürünleriniz tercih ediliyor?

İG: Bu aralar son yaptığım ürünler yani pançolar çok seviliyor. Güzel tepkiler aldıkça benim de daha fazla şeyler ortaya çıkarmak için coşkum artıyor.

AC: Sizin ürünlerinizi nerelerden alabilirler?

İG: Giysi koleksiyonum için şimdilik Instagram sayfamdan bana ulaşarak alabilirler. Bir de Urla’da Ekrou Boutique, Göcek’te Zeytin Design, Selimiye ve Bozburun’da ise Elizya Butik’te satıştalar. El işi yaptığım ürünler için özel siparişleri sadece DM’den yazarak ya da e-posta atarak iletebilirler.

AC: Workshoplar düzenlemeyi düşünüyor musunuz?

İG: Bunu çok düşündüm ama aynı zamanda profesyonel olarak çalıştığım tam zamanlı bir işim olması nedeniyle vakit ayırabilir miyim bilmiyorum. Yoksa bildiklerini aktarıp, öğrendiklerini paylaştığında çoğalıyor insan…

AC: Markanızın farklılaşması için nelere dikkat ediyorsunuz?

İG: İçimden tutku ve heyecanla çıkmasına, sezgilerimi dinlemeye, yaratılarımın gerçek/otantik olduklarını hissetmeye odaklanıyorum. Ama aynı zamanda giysi üretip sattığım için, özellikle kadınların kendilerini içinde rahat hissedeceği, kullanışlı, estetik ürünler çıkmasına da önem veriyorum.

Anlattığınız hikaye kadar insanlara sağladığınız fayda olmadan ortada bir alışveriş olması çok zor. Yoksa insanların izleyip ‘Ne kadar güzel’ dedikleri ama alıp kullanmaya yanaşmadıkları birer eser olarak kalabilirler.

AC: Müşterilerinizden nasıl geri dönüşler alıyorsunuz?

İG: Keyif alarak kullandıklarını, çok rahat ettiklerini, bu ürünleri taşımanın onları mutlu ettiğini ve başka çeşit/renklerini almak istediklerini söylemeleri beni inanılmaz mutlu ediyor. O yüzden de birebir, dokunabildiğim paylaşımlar sonrakiler için beni teşvik ediyor.

AC: Önümüzdeki dönem hedefleriniz ve projeleriniz neler?

İG: Markamın özellikle giysi tarafını model olarak çeşitlendirmek, tüm yıl kullanılabilecek ürünler yaratmak, daha çok satış noktasına yayılmak, yurtdışına açılmak…