Gülümseten Hikayeleri Olan Ürünler Yaratıyoruz

https://aybencumali.com/wp-content/uploads/2020/05/SLI3558-copy-1-1280x1273.jpg

Beni tanıyanlar bilir. Moda dergilerine bakmayı, alışveriş yapmayı, renkli kıyafetler giyip değişik aksesuarlar takmayı severim. Onun için de Penti Tasarım Direktörü Ayşin Bicioğlu ile röportaj yapmak beni çok heyecanlandırdı. Ayrıca çok güzel bilgiler öğrendim.

AC: Ayşin Hanım sizi tanıyabilir miyiz?
AB: Merhaba, tekstil tasarımcısıyım ve 20 senedir sektördeyim. MSÜ mezunuyum. Okulu bitirir bitirmez deneyim edinebilmek için NY’a gittim. Büyük şans eseri bulduğum yarı zamanlı tasarım asistanlığı işinde bir elime sütyen bir elime pijama tutuşturdular ve bunlara bir hikâye yarat ve mood board yap dediler. O gün bu gündür hikâye yazıyorum. Aslında çıkan ürünler de o hikayedeki karakterler. Tekstil tasarımcısı olup desen de yapabiliyor olmam ise ayrıca çok faydalı oldu. Hepsini birbirine harmanladım her zaman. Desen desen, renk renk, rahat, yumuşak modeller. Sütyeni de pijamayı da hiç bırakmadım. Ne denim yaptım bu 20 yıllık serüvenimde ne de triko. Hep iç giyim, hep mayo, çamaşır, çorap… Aslında modern tuhafiyeciyim ben, tuhaf yerine insanları gülümseten hikayeleri olan ürünler yaratan..
Tabii bir de anneyim, çok özel bir çocuğa sahibim, hayata bakış açımı oturtan ve hep gülümsetmek istememdeki temel sebep onun bana vermiş olduğu enerji.

AC: Tasarım ekibini işe alırken hangi özellikleri arıyorsunuz?
AB: Aynı dili konuşabiliyor olmayı çok önemsiyorum. Onlar da benim eğitimimdeki gibi donanımlı olsunlar istiyorum. Yani model de, desen de çizebilsinler, minicik bir yapraktaki renk uyumundan metrelerce kumaş deseni çıkartabilsinler, meraklı olsunlar, öğrenmek istesinler, hem kendileriyle hem de yaşadıklarıyla eğlensinler istiyorum. Hayatı çok da ciddiye almasınlar, uçuşsunlar biraz, nasıl olsa ürünü hayata geçirebilmek için ayakları yere değmek zorunda kalacak. Ama öncelik yaratıcılıkta. Beni de zorlasınlar, onlara yetişmeye çalışayım, ben sürüklemeyeyim onları bir yere, onlar beni çekiştirsinler istiyorum. İnsan kaynaklarının işini oldukça zorlaştırıyorum esasında.

AC: Penti olarak ne tür koleksiyonlara imza atıyorsunuz?
AB: Kadınlar çok severek giysinler istiyoruz ürünlerimizi. Birbirlerine tavsiye etsinler, daha da önemlisi çocuklarına içleri rahat olarak giydirsinler istiyoruz. Şimdi yeni Penti Young markamız var. Çocuk ve yeni gençler için hazırladığımız eğlenceli bir dünya. Eskiden de çocuk modellerimiz vardı ama şimdi hepsini bir çatı altında Penti Young markası altında bir araya getirdik ve geliştirdik. Koleksiyonlarımızın çoğunda konseptler yani hikayeler mevcut. Tüm hikayelerin kendi renk paletlerinde birbirleri ile kombinlenebilecek ürünleri var. Etkilendiğimiz her şeyden konseptler yaratabiliyoruz. İş seyahatlerinden birinde denk geldiğimiz bir sokak da, şu günlerde en çok ihtiyacımız olan “iyi olabilmek” kavramı “kindness”da koleksiyonlarımıza ilham olabiliyor. Hikayeler ve o hikayelerin içindeki kahraman ürünlerle yola çıkıyoruz. İşi taçlandıran çekimler de yapabilyorsak, reklamlarımızla müşterilerimize ulaşabiliyorsak ne mutlu bize.

AC: Yeni koleksiyonlarınızdan bahseder misiniz?
AB: Yaza girdiğimizi anlamadığımız bir yaz sezonundayız şu an. Hava açınca dışarıda olmak için can attığımız günler ancak çıkamıyoruz, sevdiklerimizi göremiyoruz. Tüm bu olamama hali özlemimizi daha da arttırıyor. Bahçemiz varsa şanslıyız, yoksa balkon bize yeter diyoruz o da olmadı pencereleri sonuna kadar açıyoruz. Pastel renklerle başladığımız, sonrasında çiçeklerle bezeli, çok neşeli bir koleksiyonumuz var şu an. Plaj özlemini en azından güneşlenerek çıkartabiliriz diye düşünüyorum. Yani yaz varsa biz de varız.

AC: Koleksiyonları hazırlarken kaç kişilik ekiple çalışıyorsunuz?
AB: Her biri alanında uzman 15 kişilik bir ekibim var. Her departmanın kendi tasarımcısı bulunuyor ve yurt dışından bize destek olan tasarım danışmanlarından da çok iyi besleniyoruz. Trend tahminlerini hep birlikte değerlendiriyoruz. Fuarlar, mağaza ziyaretleri, sergiler, farklı ülkelerdeki küçük sahil butiklerini mutlaka ziyaret ediyoruz. Tabii sadece tasarımcılarla değil, satın alma ekiplerimiz ve kategorideki arkadaşlarımızla da yakın çalışmaktayız. Ürün mağazaya girmeden hiçbirimizin içi rahat etmiyor. Sonrasında hafta hafta satış analizlerini de inceliyoruz. Tüketicilerimizden gelen yorumları aldığımız bir platformumuz var, mutlaka okuyup cevaplıyoruz. Onlardan çok şey öğreniyoruz. Esasında tüketicilerimiz koleksiyonlarımızın hazırlık aşamasında da rol alıyorlar.

AC: En çok hangi koleksiyonu hazırlamayı seviyorsunuz? Sizi en çok heyecanlandıran hangi koleksiyonlar oluyor?
AB: Her sene plaj koleksiyonunun başlangıcı benim için çok özel. Yaratıcılığın doruğa çıktığı, yeni kalıpları, yeni desenleri deneme imkanına çok daha açık bir koleksiyon Plaj. Tüketicimiz de plajda yeniliği seviyor, “yeni ne var” diye daha ilk güneşli günlerde mağazaya gelip ürünleri inceliyorlar. Çamaşırda örneğin her sezon yeniyi merakla beklemez. Sevdiği kalıplar, sevdiği renkler vardır ve onlardan kolay vazgeçmez. Ama plaj öyle değil. Mutlaka yeni ve çok farklı model görmek ister. Wow etkisini çok seviyor bizim plaj tüketicimiz Biz de onlar için dev bir koleksiyon hazırlıyoruz. Karıştır&yakıştır diyerek onları olabildiğince özgür bırakıyoruz ki kendi kombinlerini yaratsınlar. Plajda kavramlar artık eskisi gibi de değil. Örneğin bu güneşlenirken giyilir mi gibi sorular da sormuyor gençler. Yüksek belli bir pantalonla giyip akşam arkadaşları ile buluşmak için giymeyi de tercih ediyor plaj ürünlerini. Gelin serimiz için tasarladığımız uçuşan şifonlu beyazlar, uçuk pembe mayoları hep kendileri bu şekilde kombinleyip bize sosyal medyadan resimlerini atıyorlar ve ekip olarak bizlerde çok mutlu oluyoruz.

AC: Koleksiyonları oluştururken nelere dikkat ediyorsunuz, dünya modasını Türk kadınına nasıl uyguluyorsunuz?
AB: Dünya modasını çok iyi takip ediyor Türk kadını. Orda ayrı bizde ayrı diye bir kavram yok esasında. Sosyal medya ve ünlüler her türlü yeniliği anında herkese gösteriyor. Yayınlamaya başlayan bir akımı hemen şimdi görmek ve satın almak istiyor. Evet bu çabuk tüketmek anlamına gelse de bizim ürünlerimiz o derece çabuk tüketilecek ürünler değil. Biz trend rengi ve deseni çok yakın takip edip uyarlayabiliyoruz. Esprili grafiklerimizi tüketicilerimizin çok sevip adına “penti kumaşı” dedikleri yumuşacık pijamalarımızın üzerine uyguluyoruz. Yine de türk kadınının olmazsa olmazları var elbette. Çok büyük çoğunluğu kaplı ve hatta push uplı sütyen seviyor. Sezon trendi tam tersi de olsa bu alışkanlığından vazgeçen kadın sayısı çok az. Çoraplarda belli belirsiz desenler ve çamaşırlarda koyu doygun kırmızı her dönem tercih ediliyor.

AC: Yaptığınız tüketici araştırmalarında ne gibi beklentiler ve yorumlar oluyor?
AB: Genç kızlar daha feminen, daha kadınsı görünmek istiyor, olgunlar ise daha genç. Bu bizlere, kadınlara dayatılan güzellik algısının getirileri. Özellikle M bedenlerin L ve XL bedenlerden daha fazla korse talep etmesi de bunun bir göstergesi. Her ne kadar beden olumlama trendi yayılsa da araştırmalar hala olduğundan daha genç daha ince olmak için çare arayışlarını gösteriyor bize. Spor koleksiyon çok talep ediliyordu. Tasarım ekibi olarak üç farklı segmentte tam da kullanım alışkanlıklarına uygun bir aktif spor koleksiyonu hazırladık. Sütyendeki uzmanlığımızı sporcu sütyenlerine taşıdık. Özellikle evlere kapandığımız ve evde spor yapmaya başladığımız bu dönemde oldukça tercih edildi, talep gördü.

AC: İnovatif ürünlerinizden bahsedebilir misiniz?
AB: İnovasyon işimizin bir parçası ve çok da severek uyguluyoruz. İhtiyaçtan veya bir problemden yola çıkarak başlamak ise çok daha iyi sonuç getiriyor. İnce gösteren çoraptan tutun da, sütyen ölçünüzü tespit etmenizi ve sizin için en uygun sütyeni bulmanızı sağlayan, daha sonra da aynı beden ile güvenli alışveriş yapmanızı sağlayan uygulamamız “my size ID” gibi.

AC: Penti’nin ilke imza attığı ürünler var mı?
AB: Çok ilki var Penti’nin ve bu ilklerin en başında külotlu çoraplar geliyor. Bir nesili ilk defa desenli çorapla tanıştıran Penti oldu. Şimdi yeni jenerasyonu da külotlu çorap ile tanıştırıyoruz. Bu bana çok ilginç gelmiştir hep. Bizim annelerimiz ablalarımız için külotlu çorap vazgeçilmez bir kadın aksesuarıydı. Günlük giyimde, iş yerinde, özel günlerde giyilmesi neredeyse zorunluydu. Bizler için ise okulda giydiğimiz opak külotlu çoraplar hayatımızın bir parçası idi. Bu jenerasyona desenli çorabı bir ilk olarak Penti sundu. Kadın ruhunun hep desen desen olduğunu söyleyerek kullanımı yaygınlaştırdı. Sonra trendler ve ihtiyaçlar değişti. Rahat giyim, kadın modasını tamamıyla ele geçirdi. Taytlar, değişen okul üniformaları, dar pantolonların yaygınlaşması kıyafet kombinelerimizi değiştirdi. Şimdi o desenli çorabı giyen kadınların, genç kız olan çocukları külotlu çorabı çok özenerek giyiyorlar. Özel günler için alıyorlar, yani normal bir aksesuardan, özel gün aksesuarına dönüşüyor onlar için.
Sonrasında bu kadar derinlemesine ve tek olarak satılan karıştır yakıştır mottosu ile kombinlenen, uygun fiyatlı ve genç plaj koleksiyonu Türk tüketicisi için bir ilk. Başladığımız zaman plaj koleksiyonları çok ulaşılabilir fiyatlarda değil, lüks segmentindeydi. Bizler canlı, neşeli, genç ve bir sezonda bir kaç parça ile kombinlenip her defasında yeni görüntü ile plaja gidilebilecek bir koleksiyon sunduk ve bu çok sevildi. Şu anda her 3 Türk kadınından 1’i Penti mayo ya da Penti bikini giyiyor.

AC: Türk kadını hangi renkleri daha çok tercih ediyor?
AB: Pembe tonları, kırmızının tonları ve petrol yeşili her daim tercih ediliyor. Ne mutlu ki her koleksiyonda bu renkerin kullanıldığı modeller hep sevilmiştir. Türk kadını yeni renklere biraz uzak durur önce ama sonra kabullenir ve bırakmaz. Hardal rengi örneğin…

AC: Kadınlar iç giyimde neleri tercih ediyorlar?
AB: Braleti çok sevdi Türk kadını. Kopçasız olması, mideyi toparlaması, pratik, tshirt gibi giyilip çıkartılması ve tek başına da dış giyim olarak giyilebilmesi çok sevildi. Push-up kaplı ve destekli versiyonlarını da hazırladık. Biz koleksiyondan kaldırsak bile tüketicimiz bırakmaz. Bu denli Penti ile özdeşleşti ki sosyal medyada bir çok hesapta sahte Penti braletleri türedi. Külotlarda ise, dikişsiz iz yapmayan yumuşak modeller tercih ediliyor. Bir zamanların g-stringlerinin yerini brazilian kesim çoktan aldı ve kendini kabul ettirdi bile. Üstelik çok daha rahat.


AC: Kadınlar ne tarz çorapları almayı tercih ediyorlar?
AB: Belli belirsiz desenleri ve pürüzsüz görüntüyü seviyorlar. Korseli çoraplar, mideden baldıra kadar toparlayanlar her daim olmazsa olmazlardan.


AC: Biz kadınlara giyim konusunda ve özellikle giyim alışverişi konusunda birkaç tüyo verir misiniz?
AB: Kendi stilimizi bulmamızı çok önemsiyorum. Moda diye herşeyi ilk kez alıp denemek bir şey ifade etmiyor. Kendimiz ile özdeşleşen parçalar vardır ve bunlar zamansızdır. Bir oxford beyaz gömleği mesela öyle bir kombinleyerek giyersiniz ki sizde bambaşka durur. Ufacık bir bandanayı boynuza takış stiliniz bile onu sizin stiliniz yapar. Etrafınızdan bir kıyafeti gösterip “tam sizlik” cümlesini duymaya başladığınız zaman doğru yoldasınız demektir. Bahsettiğim şey kusur örtmek için giyinmek değil yanlış anlaşılmasın. Kusur diye bir şey yok! O sizsiniz, o kıvrımları öyle güzel kıyafetlerle kombinlersiniz ki, o kemer incecik birinde bile öyle zarif durmaz. Kendisi ile barışmalı insan öncelikle, sonra da zamansız parçalar ile kendini göstermeli. Çok zevkli bir oyun gibi geliyor giyim alışverişi bana. Adeta kendin için keşif yapmak gibi…

AC: Bu yaz Penti plaj modasında neleri ön plana çıkardı?
AB: Çok güzel renklerimiz ve desenlerimiz var. Yağ yeşilleri, floraller ve çiçekler öne çıkıyor. Dümdüz, kaygan, pürüzsüz mayo kumaşlarının yanında dokulu kumaşlar da çok trendy bu sene. Petek dokular, ribanalar, incecik simliler yani çok farklı mayo kumaşlarının sezonundayız. Tek omuz mayolar ve bikini altları trend. Büyük akrilik aksesuarlardan zincirli askılar ve kemer tokalara kadar farklı bir çok detay var. Kat kat fırfırlarla bezenmiş bralet formunda bikin üstleri var. Korseli mayolar, destekli bikini üstleri de mevcut. Aslında aşk var bu sene Penti plajda. Herkesin kendi tarzına göre görüp aşık olacağı bir kaç model mutlaka var.


AC: Corona koleksiyonlarınızı etkiledi mi? Koleksiyonlarınızdan değişiklik yapmak zorunda kaldınız mı?
AB:Hayır etkilemedi. Tam tersine ev giyim, iç giyim, çorap ve active giyim ürünlerimize olan talep daha da arttı. Çünkü evde ihtiyaç duyulan tüm ürünleri bir arada sunuyoruz. Üstelik en trendy çizgilerle ve rahatlık sağlayan detaylarla. Kadınlar eşlerine pijama bakmaya başladılar örneğin. Bunu da aile pijamalarına olan talepten anladık. Anne, baba, çocuk kombinlerimiz büyük talep görünce, sadece erkeğe özel pijama ve iç giyim koleksiyonu çıkartma kararı aldık. Yeni dönem ile birlikte hayatımıza Penti MEN girmiş oldu.

AC: Corona döneminde internet satışlarınızda hangi koleksiyonlarınız daha fazla tercih edildi?
AB: En çok ev giyim ve pijama, iç giyim, çorap ve evde spor yaparken giyilen active koleksiyonlarımız tercih edildi. Aslında evde ihtiyaç duyulan tüm ürünler için kadın ve çocuk grubunda özellikle büyük bir talep ile karşılaştık. Ama güneşin kendini göstermesi ve tatil özlemi ile plaj koleksiyonumuza olan ilgili bizlere son derece mutlu etti. Sağlıklı günlerde, denize ulaşma hayali ağır basıyor haliyle ama evlerimizin balkonları, teraslar ve bahçelerde güneşlenmek için iyi birer çözüm oldu diyebilirim.

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

© Ayben Cumalı 2020 - Tüm Hakları Saklıdır.