Hikayesi Olan Tasarımlar…
Ağustos 15, 2020

Hikayesi Olan Tasarımlar…

https://aybencumali.com/wp-content/uploads/2020/08/3RD-culture-2-ayben.jpg

3rd Culture markasının kurucuları Zeynep Lale Rende ve Emre Rende ile Cumartesi Röportajı gerçekleştirdim. Zeynep Hanım 2007’de Londra’nın Central Saint Martins Üniversitesi’nin ürün tasarımı bölümünden mezun olmuş. Londra’da Bodo Sperlein’ın tasarım stüdyosunda çalıştıktan sonra, 2009’da Katar’ın başkenti Doha’ya taşınmış ve Katar Müzelerinin mağazaları ve projeleri için ürün tasarımcısı olarak çalışmaya devam etmiş. Sonrasında Paris’te 3 sene boyunca Yaffa Assouline ekibinde tasarımcı olarak çalışmış. 2015 senesinde 3rd Culture’ı kurmak için İstanbul’a dönmüş.

Emre Bey ise 2004’de Londra’da School of Oriental and African Studies’de eğitimini bitirdikten sonra uluslararası haber kanallarında gazetecilik ve yapımcılık görevlerinde bulunmuş. 2014’te Kenya’ya taşınmış ve 2 sene boyunca Doğu ve Batı Afrika’da haber fotoğrafçılığı yapmış. 2015’te Güney Sudan’da çıkan iç savaş esnasında Reuters ajansı için çektiği fotoğraflar The Guardian, Washington Post,The Telegraph, Die Zeit gibi gazetelerde yayınlanmış. İlk kişisel sergisi geçen sene İstanbul’da açılmış.

Zeynep Hanım ve Emre Bey’e şık, kaliteli, yaratıcı, renkli ürünleri olan 3rd Culture markasının kuruluş hikayesine, ürünlerini üretirken nelere dikkat ettiklerine, yeni koleksiyonlarında tüketiciyi neler beklediğine dair birçok merak ettiğim soruyu sordum.

AC: 3rd Culture markanızın ismi nereden geliyor?

ER: 3RD CULTURE Ingilizcede T.C.K olarak kısaltılan ‘THIRD CULTURE KID’ yani ‘Üçüncü Kültür Çocukları’ndan geliyor. 1960’ların sonunda psikolojide kullanılmaya başlamış bu terim. Kendi ülkeleri dışında uzun yıllar geçiren ve sonucunda kendi kültürleri ve büyüdükleri farklı ülkelerin kültürlerini birleştiren ve harmanlayan çocukların karakter ve kimliklerini tanımlamak için kullanılıyor.

AC: 3rd Culture markasının çatısı altında kaç kategori için ürünler üretiyorsunuz?
ZLR: Mobilya, ev tekstili, aydınlatma, paslanmaz çelik, fotoğraf ve kişisel aksesuarlar olacak şekilde 6 genel ürün grubumuz var. Mobilyada koltuk, konsol, kitaplık ve sehpalar üzerinde yoğunlaşıyoruz. Kişisel aksesuarlda plaj çantası, clutch, cüzdan ve ipek fular gibi ürünler bulmak ta mümkün. Bu ürünler arasında peştemallerimiz ve koltuk pikelerimiz yurt dışında en çok ilgi gören ve en çok ülkeye ihraç ettiğimiz ürünler.

 

AC: Kaç kişilik bir ekiple koleksiyonlarınızı oluşturuyorsunuz?

ZLR: İstanbul’da üç kişilik bir çekirdek ekibimiz var. Üretime gelince Çukurcuma’daki döşemecimiz, cilacımız, terzimizden, Antakya’daki ipekçimize 10’a yakın atölye ve küçük ve orta çaplı üretici ile çalışıyoruz.

AC: Her ürününüzün bir hikayesi var mı?

ER: Çoğunun var. Kullandığımız Batı Afrika kumaşlarının en büyük özelliklerinden biri içerdikleri sembol ve motiflerin çoğu zaman hikayeler barındırıyor olmaları. Aydınlatmalarımızda kullandığımız Adinkra sembolleri de 12. yüzyıldan bu yana atasözlerini ve deyimleri birer sembol olarak hatırlamak için kullanılıyor. Liberya’nın kaybolmuş ve günümüzde artık maalesef kullanılmayan “Basa” alfabesinin harflerinden esinlendiğiniz bir mobilya koleksiyonumuz var. Peştemal ve pikeleremizde bu hikayeleri bazen biraraya getirip kendi hikayelerimizi anlatmaya başlıyoruz. Bu yeni hikayeleri sonrasında duvar kağıdı gibi yeni ürünlere de uyguluyoruz.

AC: Sizce hikayesi olan ürünler mi başarıya ulaşıyor?

ZLR: Biz hikayesi olan ürünler seviyor ve tasarlıyoruz ama bir tasarımın mutlaka hikayesi olmalı diye bir kural yok elbette, hikayesi olmayan ürünlerde çok başarılı oluyor.

AC: Ürünlerinizi üretirken nelere dikkat ediyorsunuz?

ER: Bir ürünü pazara sunarken çok ciddi bir sorumluluk aldığımızı düşünüyoruz. Öncellikle adil şartlar ve sürdürülebilir şekilde üretilmiş olmalarına dikkat ediyoruz. İkincisi, çok iyi bitirilmiş ve elinize aldığınız anda kalitesini belli eden ürünler üretiyoruz. Son 5 yıldır yurt dışında katıldığımız fuarlarda insanlar kullandığımız astarın, fermuarın, pamuğun, çeliğin kalitesini hemen fark ediyorlar.

AC: Yeni koleksiyonunuzda tüketicileri neler bekliyor?

ZLR: Antakya mozaik müzesinde sergilen geometrik bir desen ile Gana’da ‘hayat boyu eğitimin’ önemini hatırlatan bir sembolü birleştirdik. Bu yeni motifle çıkacak koltuk pikelerimiz için heyecanlıyz. Bununla beraber her Eylül ayında yepyeni Batı Afrika kumaşları ile yenilenen yastık, abajur ve aksesuar koleksiyonlarımız var. Fotoğraf koleksiyonumuzdan çok özel bir seçki 26 Ekim’e kadar Fransız Kültür Merkezi’nde ‘Hayat Sevgisi’ adlı bir sergi olarak gezilebiliyor ve bu sergiye paralel olarak yepyeni Fine Art baskılarımız olacak mağazada.

 

AC: Tüketiciler dekorasyon ürünleri alırken nelere dikkat ediyor?

ER: Müşterilerimiz her şeyden önce renk uyumuna dikkat ediyor. Özellikle oturma odasındaki koltuğun ve perdelerin rengi hep bir başlangıç noktası oluyor sanki.

 

AC: Ürünlerinizi almak isteyenler nerelerden ürünlerinizi alabilirler?

ZLR: Türkiye’de Beymen, Souq ve Hipicon’dan, yurt dışında ise 14 ülkede 20’nin üzerinde satış noktasından ürünlerimizi alabilirler.


AC: 3RD CULTURE markası için yeni hedefleriniz ve projeleriniz var mı?

AC: 3RD CULTURE markası için yeni hedefleriniz ve projeleriniz var mı?

ZLR: Avustralya, A.B.D ve Asya gibi yeni pazarlara açılmayı hedefliyoruz. Ayrıca Düsseldorf’ta yıl sonunda açılmasını beklediğimiz bir paylaşımlı ofis duvarlarında Emre’nin fotoğraflarını satmaya başlayacak.

 

AC: Covid-19 sürecinden geçiyoruz. Bu dönemde online satışlarınız nasıl?

ER: Geçen seneye göre hem kendi online mağazamızda hem de çalışma ortaklarımızın online satışlarında çok ciddi bir artış gözlemledik.

AC: Bu dönemde ev ürünlerine ilgi nasıl?

ZLR: İnsanlar evden çok çıkmadıkları için ve evde daha fazla vakit geçirdikleri bu dönemde evlerine yatırım yaptılar. Özellikle evden çalışanlar kendilerine çalışmaktan zevk aldıkları ve daha iyi konstantre olabilecekleri çalışma ortamları yaratmak istedikleri için duvar kağıdına daha fazla yöneldiler mesela.

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *