Kaybettiği Oğlunun Hayalini Gerçekleştirdi

Kaybettiği Oğlunun Hayalini Gerçekleştirdi

https://aybencumali.com/wp-content/uploads/2020/04/IMG-20200406-WA0029.jpg

Zeynep Gülden Can’la T.C. Ayvalık Belediyesi Ogan Cemal Can Hayvan Tedavi Merkezi’nin kuruluş hikayesi ile ilgili röportaj gerçekleştirdim. Gerçekten çok güçlü bir kadının hikayesi. Yazımı okuyunca ne demek istediğimi anlayacaksınız. Whatsaptan yazışmamız sırasında bir not göndermiş. Kendisinin iznini alarak yazıma taşıyorum. “İşte benim dünyam, mutluyum, üretiyorum. Acıdan büyük bir güçle kalktık. Anı güzel yaşıyorum. Beni aşağıya çekecek her türlü insandan, olaydan uzak duruyorum. Yaşamı çözdüm. Vakit zaman bitinceye kadar bu felsefeyle yürüyeceğim” diyor.

AC: Zeynep Hanım biraz kendinizden bahseder misiniz?

ZGC: Ben Zeynep Gülden Can, 1964 Ankara doğumluyum. Evli ve 2 çocuk sahibiyim. Gazi Üniversitesi İktisadi ve İdari İlimler Fakültesi, Ekonomi Bölümü 1985 mezunuyum. Uzun yıllar bankacılık hayatımdan sonra 17 senelik de özel sektörde Finans Müdürlüğü yaptım. 2014 yılında oğlum Ogan’ın vefatından sonra eşimin önerisi ile Ayvalık’a yerleştik. Hayatımda yeni bir dönem başlamış oldu.

Zeynep Gülden Can

AC: T.C. Ayvalık Belediyesi Ogan Cemal Can Hayvan Tedavi Merkezinin kuruluş hikayesinden bahsedebilir misiniz?

ZGC: Evet, kendimi anlatırken son cümlem; “Hayatımda yeni bir dönem başlamış oldu…” idi. Ogan’ın 27 yaşında çok ani bir şekilde (Uzun yıllar ismini söyleyemediğim amansız hastalık kanser) aramızdan ayrılışı anlatılamaz bir acı idi. Ankara Üniversitesi, Veteriner Fakültesi öğrencisi olan oğlumun bu hastalıkla olan süreci sadece 40 gün oldu. Ani şiddetli bir baş ağrısı, çekilen tomografide beyindeki metastasın görülmesi bu 40 günün ilk başlangıcı oldu. Beyin cerrahının odasında ilk beyin kanaması, apar topar ameliyata alınması ve yoğun bakım süreci … Benim o süreçte doktorun anlattığı hiçbir şeyi dinlemeyip, sadece Allah’a yalvarmalarım. 40. gün 09.Ağustos.2014 sabah 05.10 da hastaneden gelen “Oğlunuzu kaybettik” telefonu, çaresizlik ve inançla teslimiyet, Ogan’ın Allah tarafından bize 27 yıl emanet verildiğine inanmak ve böyle bir evlada sahip olduğumuz için şükretmek. Toprağa verilmesinin 9. günü eşim, Ogan’ın çok sevdiği Ayvalık’taki yazlığımıza gitmenin bana iyi geleceğini söyledi ve yola çıktık. Gerçekten Ayvalık iyi gelmişti. Bahçemin bir köşesine “Ogan’nın Dünyası” diye bir bölüm yaptık. Bahçe ve toprak iyi geliyordu. Derken Kasım ayının başlarında Ankara’dan Ogan’ın okul arkadaşı aradı. “Zeynep Teyze 18 Kasım Ogan’ın doğum günü yaklaşıyor. Biz arkadaşlar olarak onun gönüllü çalıştığı barınaklara mama götüreceğiz, herhalde çok mutlu olur” dedi. Çok mutlu olmuştum, arabadaydık, eşime telefon görüşmemi anlatırken “Ayvalık Belediyesi Köpek Bakım Evi “diye bir tabela gördüm. Eşimle beraber arabayı oraya sürdük. Yüzlerce köpek vardı, bir gönüllü öğretmen emeklisi hanım, elinde ilaçlarla padoklardaki hasta köpeklerin ilacını veriyordu. Kendimi tanıttım, biz de buraya Ogan’ın doğum günü olan 18 Kasım’da mama yardımı yapalım dedim. Facebook grubumdaki arkadaşlarım, Ogan’ın arkadaşları, akrabalarımla bunu paylaştım, bir anda inanılmaz bir destek gördük. O gün 21 torba mamayı götürdük ama burada bir veteriner olmadığını, Belediye de Veteriner İşleri Müdürlüğü’nün bulunmadığını öğrendik. Daha iyi ne yapabiliriz düşündük. Bu bakım çiftliğinin yanında bir tedavi merkezinin olması gerektiğini düşündük. Mimar olan kuzenim Lütfi Sertoğlu’na eşim konuyu anlattı. Sabah kalktığında mail kutusunda kuzenimin hazırladığı mimari projeyi buldu. Hemen dönemin Belediye Başkanından randevu aldık, projemizi sunduk. Belediye olarak her türlü desteği vereceğini söyledi ve biz ertesi gün işe koyulduk. Proje o günün koşullarında 70.000 TL’lik bir proje idi. Böyle bir paramız yoktu ama çok güçlü bir ailemiz, dostlarımız ve Ogan’ın çevresi vardı. Bu proje tam 232 kişinin gönüllü katılımı ile gerçekleşti. Katılımcılar listesi gururla Tedavi Merkezinin duvarında asılıdır. Bütün bunlardan sonra bir bağış protokolü ile Tedavi Merkezi Ayvalık Belediyesine bağışlanmıştır. Veteriner İşleri Müdürlüğü kurulmuş, barınaktaki canlara kuru mamaya geçilmiştir. Ben ve eşim, oğlumuzun adını yaşadığı bu yere gönüllü olarak desteklerimizi devam etmekteyiz. O günden bugüne, ameliyathanenin tadilatı, işçi tuvaletleri ve işçi yemekhanesinin tadilatı gibi konularda gene imece usulü ile destek verilmiştir. Zaman zaman Veteriner İşleri Müdürlüğü ile kermesler düzenlenmiş. Bu sayede özellikle katılımcı olan kadın el emekçilerinin de kazanmaları sağlanmıştır.

Ogan Cemal Can 

AC: T.C. Ayvalık Belediyesi Veteriner İşleri Müdürlüğü Geçici Bakım ve Rehabilitasyon Merkezi Ogan Cemal Can Hayvan Tedavi Merkezi’nde kaç kişi çalışıyor?
ZGC:15 çalışanı, 2 adet veteriner hekimi, 1 adet veteriner teknisyeni,11 adet barınak işçisi ve Veteriner İşleri Müdürü bulunuyor. Ancak bir de veteriner işlerine ilaçlama birimi bağlı buradaki personel sayısını bilmiyorum.

AC: T. C. Ayvalık Belediyesi Veteriner İşleri Müdürlüğü Geçici Bakım ve Rehabilitasyon Merkezi Ogan Cemal Can Hayvan Tedavi Merkezinizde şu an kaç hayvana bakıyorsunuz?
ZGC: Buradaki hayvan sayısı değişiyor ama yetkililerden aldığım bilgi ortalama 270 köpek olduğunu
Yazın terkedilen çok olduğu için bu sayı artıyor. Ayvalık sokak hayvanlarına değer verilen bir yerleşim yeri. Mesela bizim sokakta 6 senedir baktığımız 7 sokak köpeğimiz ve sayısız kedimiz var.

AC: Bir röportajınızdan neden sorusu yok demişsiniz? Bu söyleminizi açabilir misiniz?
ZGC: Ogan’ı kaybettiğimiz ilk zamanlar hiç isyan etmedim ama şu soruyu hep sordum.
“Allahım dünyada bu kadar kötülük ve kötü insan varken, Ogan gibi çok özel bir kulunu neden erken aldın?” Sonra öyle şeyler yaşadım ki, o tedavi merkezinin meydana gelişindeki mucizeler, her bir canın acısına çare olunduğunda duyduğum haz. Ogan’ın buradaki görevi bitmişti. Ama bize çok güzel bir görevlendirme yapmıştı. Onun yapmak istediği her şeyi yapmıştık. Anne ve babası olarak bir evlat kaybetme acısını haz olmaya döndürdü. Sanırım ne demek istediğimi anlatabildim.

AC: Reçeller ve örgüler örüyorsunuz. Kazancınızı barınaktaki hayvanların ihtiyaçları için kullanıyorsunuz değil mi? Detayları paylaşabilir misiniz?
ZGC: Barınak eksikleri gerekse sokakta baktığımız canlar için emekli maaşlarımız yeterli olmayınca ne yapabilirimden yola çıkarak önce reçeller, turşular, örgüler yapmaya başladım. Bunun için vergi dairesine müracaat ettim. “Esnaf Muafiyet Belgesi” aldım. Bu belge ile kermeslere katılabiliyor, evimin önünde tezgâh açabiliyor ve internetten 30.000 TL ye kadar satış yapabiliyorum. Çok güzel şeyler üretmeye başladım. Ürettikçe mutlu oluyorum. Benim için önemli bir terapi de oldu. Artık ev ekonomime de ciddi bir katkısı olmaya başladı. Şimdi hedefim, el emeği örgülerimle yurt dışına açılmak, üretken kadınlarımıza da istihdam yaratmak, kimbilir belki bir gün bu başarı hikayemi de size anlatırım.

Zeynep Hanım’ın hazırladığı kazakların arkasında hayat ağaçı motifi bulunuyor.

Zeynep Hanım eşi Mustafa Bey’in zeytin ağacından yaptığı düğmeleri kazaklarında kullanıyor. Mustafa Bey zeytin ağacından yaptığı düğmeleri zeytinyağı sürerek yumuşatıyor.

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *