Kendi Canımızı Koruyalım Derken Onların Canlarını Yok Saymayalım…

https://aybencumali.com/wp-content/uploads/2020/10/IMG-20200630-WA0061.jpg

Veteriner teknikeri ve fizik terapi sorumlusu Yağmur Denli ile engelli hayvanlara yönelik hayata geçirdikleri sosyal sorumluluk projeleri üzerine Cumartesi röportaj gerçekleştirdim.

AC: Veteriner mesleğini seçme hikayenizden bahsedebilir misiniz?

YD: Veteriner teknikeri ve fizik terapi sorumlusuyum. Hayvanlarla büyüdüğüm halde bu mesleği yapabileceğimi hiç düşünmemiştim. Aslında hep pilot olmak istemiştim ama boy sınırına uymadığım için olmadı. Daha sonrasında veterinerlik ile ilgili bir şeyler yapmam gerektiğine inandım. Sonra bu yolda çabalamaya başladım. Sonra da teknikerlik okudum. Üzerine kendimi geliştirip fizik terapi alanında çeşitli eğitimler aldım. Hikayem engelli bir kedi sahiplenerek başladı. Ötenazisi istemişti. Bunu kabul etmek istemeyip beşeri fizyoterapistlerden destek aldım ve 2 ayın sonunda yürüdü. Bu umut hepsi için olabilirdi. Bundan dolayı bugün engelli canlarla uğraşıyorum.

AC: Evcil hayvan almak isteyenlere önerileriniz nelerdir?

YD: ” Satın alma sahiplen ” olur. Barınaklar, sokaklar yaşam zorluğu çeken hatta zorluktan öte hayatta kalmaya çalışan bir sürü can ile dolu. Bir tanesine yuva olmak, can olmak tarifsiz. Cana can olunacak bunun marka modeli yoktur, olamaz. İkinci önerim ise çok iyi düşünüp, o sorumluluğu alabileceklerse mutlaka sahiplensinler. Onlar evlerimizin büyümeyen çocukları. İlgi, özen, bakım ister. En ufak zorlukta vazgeçeceklerse, sabırsız olabilirler sabrı öğrenemeyecekler ise asla almasınlar. Hiçbir durumda vazgeçmemeleri lazım.

AC: Evcil hayvanlara yönelik sosyal sorumluluk projeleriniz var mı?

YD: Bunun ilki hayata geçirdiğimiz engelli canlara yönelik olan terapi ünitemiz. ‘Engelimiz kalmasın sloganıyla’ yola çıktı. Yüzlerce engeli kaldırdık, daha da yüzlerce engeli kaldıracağız. Tabii ki sadece fiziksel engel bahsettiğim. Yüreklerdeki engellerde bunlara dahil. Bu yolda da okullarda çocuklarla hayvanları tanıştırıyor, onların hayatlarını duyarak değil dokunarak tanık olsunlar ve o sevginin tadını alsınlar diye mücadele veriyoruz.

AC: Engelli hayvanlara yönelik yaptığınız projeleriniz var mı?

Engelli hayvanlara yönelik yaptığımız projenin ilk adımı şuan ki terapi sistemleri ve tam donanımlı ünitelerimiz. Henüz zamanı olan bir sonraki aşamamız ise kocaman bir fizik terapi hastanesine dönüp, daha çok cana ulaşmak. Engellerin kalkabileceğini tüm Türkiye’ye duyurduk aslında ama uluslararası bir sistemle daha güçlü devam etmek yola. Engelli canlar için farkındalığı arttırmak ve mutlaka kimsesiz engelli hayvanlar için bir bakım merkezi. Eğitimli bakıcılarla, ekiple donatılmış.

AC: Pandemi yönelik döneminden geçiyoruz. Sokak hayvanlarına yönelik ne gibi çalışmalar yaptınız?

YD: Pandemi sürecinde çok mağdur can oldu. Maalesef Corona olurum korkusuyla terkedilen canlar oldu. Tabi kısıtlamalardan dolayı da sokak canları mama bulmakta zorlanabildi diye hem ekipçe, hep eş ve dostla çevremize besleme noktaları oluşturup ulaşabildiğimiz canlara bu süreçte sahip çıkmaya çalıştık. Bunun dışında pandemiden dolayı tedavi, terapi, aşılama için evinden çıkamayanlara yerinde hizmet verdik.

AC: Bu dönemde sokak hayvanlarına yönelik neler yapılabilir?

YD: Bu dönemde daha çok özen göstermek lazım. Ama her zaman yapmaları gerekeni yapsalar insanlar zaten özel bir şeye ihtiyaç kalmayabilir. Herkes kendi yakınındaki hayvanlar için mama, su verse sorun büyük oranda çözülür. Kendi canımızı koruyalım derken onların canlarını yok saymayalım.

AC: Engelli hayvanlara yönelik yaptığınız çalışmalardan sizi en etkileyen çalışma hangisi?

YD: Engelli canlarla yaptığım her şey beni etkiliyor. Hidroterapiye aldığımda, ya da herhangi bir terapiye korkuyorlar önce. Ne olacak bilmiyorlar ki. Ama yine de sarıldıkları ben oluyorum. Benimle birlikte onların nasıl çabaladığını görseniz gören herkesi eminim çok etkiler. Ve ilk ayağa kalkıp adım attıkları andaki kendi şaşkınlıkları yüreğe dokunuyor. Beni mezuniyetleri etkiliyor. Taburcu kelimesi bana soğuk geldiği için mezuniyet diyorum. Çünkü mezuniyet yeni hayata ilk adım değil midir? Mezun olanlar kendi ayakları üzerinde durmaz mi? İşte benim canlarım da öyle. Mezun olurken ayrılıyoruz ya o da ruha dokunan yeri bir süreçte. Bu süreci ne ben göndermek istiyorum, ne onlar gitmek istiyor. O an inanılmaz gelip sokuluyorlar, sessizce bekliyorlar, koynumda gönderme diye. Birbirimize alışıyoruz, bağlanıyoruz.
AC: Engelli hayvanlara yönelik yaptığınız bir çalışmanızda sizi etkileyen bir hikayeniz var mı?

YD: Her hikâye bana ve tanık olanlara farklı dokunuyor. En etkileyenlerden biri Adalet isimli sokak köpeği. Aylarca felç bırakın yürümeyi, ayağa kalkamıyor. Çok uğraştık, çok savaştık ve sonunda koşarak mezun oldu. Ama bu süreçte bana o kadar bağlandı ki ayağımın dibinden asla ayrılmazdı. Biri yakınıma gelince kızardı. Ama bir gün bir arkadaşım “hadi Yağmur gidelim” dedikten sonra Adaletin bacağıma sıkıca sarılıp adım atmama izin vermezken karşıya öyle bir saldırı pozisyonuna geçmişti ki güzel kuzum benim. İşte böyle güçlü bağlar oluşuyor. Hepsi yüreği sızlatıyor, hepsi ruha dokunuyor.

AC: Engelli hayvanlara bakmak isteyenlere yönelik bir çalışmanız var mı?

YD: En önceliğimiz bu belki de. Engelli hayvanlara bakmak isteyenlere kendi bünyemizde eğitimler vermek, nelerle karşılaşabilirler, zorlukları nasıl en aza indirgeriz bunları anlatmak ve nasıl keyifli hale gelir bunu başarmak. Bilinç her şeyi mutlu kılar. Tabii ki bakımları konusunda birlikte öğrenelim diyoruz.

AC: Engelli hayvanlara bakmanın zorlukları var mı?

YD: Evet diyorum maalesef. Birçok şeyle karşılaşıyoruz. En büyük sorunlar uşak yaraları. Zorlayıcı ve bazen riskli. Tuvalet kontrolü yoksa burası da zorlayıcı olabiliyor. Ama hepsi asılıyor, dolaşım bozukluğu, çoklu organ yetmezlikleri ve sürekli yatmalarına bağlı emboli riski. Ama bu zorluklar korkutmasın. Sağlıklı bir canında farklı zorlukları var. Dediğim gibi bilinç işimizi kolaylaştırıyor.

 

 

 

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

© Ayben Cumalı 2020 - Tüm Hakları Saklıdır.