Mimar, ressam ve yazar K. Mükremin Barut’un Hikayesi İlham Verici

https://aybencumali.com/wp-content/uploads/2020/05/KMB-FOTO-1.jpg

Mimar, ressam ve yazar K. Mükremin Barut’la blogumda yayımlamak üzere bir röportaj gerçekleştirdim. K. Mükremin Barut mimarlık mesleğinin yanında aktif ressamlık hayatına başlıyor. Daha sonra katıldığı bir öykü yarışmasında ödül alıyor ve yazarlık hayatı başlıyor. Pazar röportajımda K. Mükremin Barut’un hayat hikayesi okuyabilirsiniz.
AC: Mimar, ressam, yazar…. Hangisi sizsiniz?
MB:1982 yılında ODTÜ Mimarlık Fakültesi’ni bitirip mimarlık mesleğine adım attım. Ancak orta öğrenimde gösterdiğim resim becerisi nedeniyle öğretmenlerim ressam olmamı öneriyorlardı. Benim hayalimde ise heykeltıraşlık yatıyordu. Orta öğrenimi bitirdiğim tarihlerde Ankara’da Güzel Sanatlar Akademisi ya da muadili dört yıllık bir fakülte yoktu. Bu yüzden ve ayrıca fen bölümü mezunu biri için, heykel benzeri üç boyutlu sanat ve teknolojinin bir arada olduğu mimarlık mesleği, tercih nedenim oldu.1991 yılında mimarlık mesleğimin yanında aktif ressamlık hayatım başladı. Yine aynı yıllarda katıldığım bir öykü yarışmasında ödül aldığım için yazarlığa başladım. Hayatımda ilk yazdığım öykü ile bir ödül almıştım ve bu da beni cesaretlendirdi. 1995 yılında ‘Kapsüllü Tabanca’ adlı ilk öykü kitabım basıldı. Dolayısıyla şu anda mimar, ressam ve yazar olarak yoluma devam ediyorum. Bu arada yirmi iki yıldır veteran/master atlet olarak uzun mesafe koşuyorum.


AC: Sanat nasıl hayatınıza girdi?
MB: Sanat orta öğrenimden beri hayatımda hep vardı. Mimarlık mesleği sanata çok uzak değil. İlk kişisel sergimi üniversite yıllarında gerçekleştirmiştim. Yine öğrencilik yıllarında şenlik afişi için yapılan yarışmada ‘Çağdaş Gazeteciler Derneği Özel Ödülünü’ aldım.

AC: Resim sizin için neyi ifade ediyor?
MB: Resim benim için ucu bucağı açık bir meşguliyet alanı. Son derece keyif alarak yaptığım bir iş. Resim kariyerime başladığımda konu mitoloji idi. Bu nedenle oldukça çok kaynak taramam gerekti. Yerli ve yabancı literatürü taradım.

AC: Resimlerinizde nasıl bir teknik kullanıyorsunuz?
MB: Resimlerimde altlık olarak desenli kumaş kullanıyorum. Bu nedenle; üstübeç+bezir yağı ya da üstübeç+tutkal gibi klasik astar/altlık yerine, şeffaf astar kullanmam gerekiyor. Boya olarak akrilik kullanıyorum.

AC: Önümüzdeki dönemde açmayı planladığınız serginizden ve kitabınızın içeriğinden söz edebilir misiniz?
MB: ‘Ankara’nın Yıkılan Belleği’ ve ‘Satir ve Bakhanteler’ diye iki sergiye birden hazırlıyorum. İkisine de bu Korona İzolasyonu günlerinden önce başlamıştım. Bu nedenle benim programım zaten yoğun bir tempoda yürürken Mart ayı ortalarında COVID 19 eve/atölyeye kapanma günlerinde üretimime daha bir yoğunlaşabildim.
Kitap olarak; yirmi mektuptan oluşan; ‘Dönemeyen Dostlara Mektuplar’ yolda. Üç kitap başlığı daha var. Öykü girişleri başladı ama öncelik sırası belli olmadığından buraya isimlerini yazmadım.

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

© Ayben Cumalı 2020 - Tüm Hakları Saklıdır.