Tutku İle Sevdiklerim İşim Oldu…
Nisan 25, 2020

Tutku İle Sevdiklerim İşim Oldu…

https://aybencumali.com/wp-content/uploads/2020/04/RNI-Films-IMG-FFF666FE-83EA-4F05-B4A8-91776F2BAAF6-1280x1582.jpg

Hazal Yılmaz’ı ‘Urban Confessions’ blogu ile tanıdık. Daha sonra çok ses getiren ‘Çok Gezegenler Kulübü’ projesiyle başarısına yenisini ekledi. Başarısı bu kadarla kalmadı. İlk kitabı ‘Anlam Arama’ çok sattı. Yeni kitabı yolda. Kendisine başarı öyküsünü, Londra’daki yaşamını, bu dönemde neler yaptığını, ikinci kitap projesiyle ilgili sorular sordum. Bir Cumartesi Röportajı olarak Hazal Yılmaz’ı sizlerle buluşturuyorum.

AC: Seni ilk Urban Confessions’la tanıdık. O yıllarda dijital dünyayı insanlar bilmiyordu. Bu işin öncülerinden oldun. Bu işi yapma fikri nasıl ortaya çıktı?

HY: Çocukluğumdan beri en sevdiğim ve hep geri geldiğim şey yazmaktı. O dönemde bir reklam ajansında çalışıyordum. İşlerin arasında da aklımdakileri, gördüklerimi yazdığım bir blogum vardı. 2009’da işi bıraktım. Blog’u İstanbul’u daha güzel yaşamak isteyenler için bir rehbere dönüştürdüm. Dükkanları, konserleri, sergileri, sokakları gezip, günlük gibi, gördüklerimin notlarını tuttum. Heyecan ve tutkuyla başlayan bu yolculuk beni sonunda pek çok dergide ve gazetede İstanbul yazarlığına götürdü. Bu dünyada blogun da işe dönüştüğü 2010 yılına denk gelince, yazmak, işim oldu.

AC: İkinci büyük işin Çok Gezenler Kulübü oldu. Daha sonra Çok Gezenler Kulübü işine devam edecek misiniz?
HY: Çok Gezenler Kulübü yeni bir ihtiyacın, İstanbul’un ötesinde dünyayı gezme isteğim sebebiyle oluşmuş bir projeydi. Pek çok blogger, gazeteci, fotoğrafçı, müzisyen, sanatçıyla şehirleri yerlisi gibi keşfettik. Markalarla işbirlikleri yaptık. 2011-2017 yılları arasında harika içerikler çıkardık. Bu kolektif yapıya dahil olan herkesin en önemli ortak noktası seyahat tutkusuydu. Benim İngiltere’ye taşınmamla duraklama dönemine giren bir proje şu an için. Kim bilir belki ileride yeniden hayat bulur.

AC: ‘Anlam Arama’ kitabın çok beğenildiği için çok sattı. İkinci kitabını merakla bekliyoruz. İkinci kitabın ne zaman piyasaya çıkacak?
HY: Çok teşekkürler… İkinci kitabı aslında bitirdim. Hazır. Ancak iki ay önce yazdığım şeyleri bugün yeniden değerlendiriyor, gözden geçiriyorum. Sanırım birkaç düzenleme gerekecek.

AC: Londra’da yaşıyorsun. Londra’da neler yapıyorsun?
HY: Evet.Şu an yılın büyük bir kısmını Londra’da geçiriyorum. Ankara Anlaşması ile İngiltere’deyim.

AC: Londra’da yaşamak sana neler kazandırdı?
HY: Son dört yıldır veganım. Londra’nın bana en büyük faydası bu. Vegan nüfusunun ve buna bağlı olarak gelişen bilincin yüksek olduğu bir şehir. Londra aynı zamanda kozmopolit bir şehir. Farklı kültürler, ırklar ve ülkelerden gelen insanlarla yaşamak kafanızı ve kendinizi alıştığınızdan, büyüdüğünüzden başka hayatlara açıyor.

AC: Corona günlerinde evde nasıl vakit geçiyorsun?
HY: Hemen her gün aynı rutindeyim. Yoga. Kahve. Kitap bu günlerde (Jean Teulé ve Emile Ajar) Podcast (Bu günlerde “Nasıl Olunur”) Dizi (Marcella, Pose, Years and Years) yemek, yoga, dünyanın ya da İstanbul’un başka ucundaki arkadaşlarla sohbet. Belirsizlik içinde rutinin endişeleri azalttığını düşünüyorum.

AC: Corona günlerinin sonrası için evde neler üretiyorsun? Bizi nelerle buluşturacaksın?
HY: Hayatımın en üretken sürecinde olduğunu söyleyemem. Daha çok duruyorum. Biraz geçmişle, biraz da bundan sonra yaşamayı istediğim dünyayla hesaplaşıyorum.

AC: Corona günleriyle yeni bir dönem başladı. Bu yeni dönemde dijital çağda neler olacağını öngörüyorsun?
HY: Dijital gelişimlerden öte beni işin insani boyutu ilgilendiriyor. Bundan sonra daha çok toprağa, doğaya, dünyaya, hayvana, bitkiye önem veren, her geçen gün umursamadığımız, yok ettiğimiz yer yüzüne ve onun içinde yaşayan insanlara, hayvanlara daha duyarlı bireyler mi olacağız yoksa bu süreçte öğrendiğimiz tek başına aldığımız kararların kitlesel ve kolektif gücünü unutup daha önceki yok edici hallerimize geri mi döneceğiz?

AC: İnsanlar bu dijital çağa kendilerini nasıl hazırlamalı?

HY: Bireyin ve milletin ötesinde küresel bir dünyanın parçası olduğumuzun algısına varmamız, seçimlerimizin yaşadığımız yer küreyi şekillendirdiğinin bilincine varmamız gerektiğine inanıyorum.

AC: Sence başarılı olmanın sırrı nedir?
HY: Daima bir öğrenme sürecinde olduğumuzun farkına varmak, değişime açık olmak, bilgi edinmek yanında fikir sahibi de olmak ve tabii ki merak!

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *